Sağlık

Popüler tatlandırıcılar beyin yaşlanmasını hızlandırabilir, araştırma öne sürüyor

Science Daily Health9 sa önce
Bir masada tatlandırıcı paketleri
Bir masada tatlandırıcı paketleriPhoto: Vuong / Pexels

Şeker tüketimini azaltmak isteyen milyonlarca kişi, günlük hayatında aspartam, sükraloz ya da sakarin gibi yapay tatlandırıcılara yöneliyor. Ancak yeni yayımlanan bir çalışma, bu tercihin beklenmedik bir bedeli olabileceğini öne sürüyor: araştırmacılar, yüksek düzeyde yapay tatlandırıcı tüketen katılımcılarda bilişsel gerilemenin daha hızlı seyrettiğini gözlemledi.

Çalışma, katılımcıları yıllar boyunca takip ederek hem tatlandırıcı tüketim alışkanlıklarını hem de hafıza, dikkat ve işlem hızını ölçen bilişsel testleri kaydetti. Araştırmacılar, en yüksek tüketim düzeyindeki grubun, en düşük tüketim düzeyindeki gruba kıyasla bilişsel testlerde daha belirgin bir düşüş gösterdiğini buldu.

Ancak bilim insanları, bu tür gözlemsel çalışmaların nedensellik kanıtlayamayacağı konusunda net bir uyarıda bulunuyor. Yüksek düzeyde yapay tatlandırıcı tüketen kişiler, örneğin daha fazla işlenmiş gıda tüketiyor ya da altta yatan metabolik sorunları olabilir — bu tür 'karıştırıcı faktörler', gözlemlenen ilişkinin gerçek nedenini gizleyebilir.

Yine de araştırmacılar, bulgunun tesadüfle açıklanamayacak kadar güçlü ve tutarlı olduğunu belirtiyor. Bazı hayvan çalışmaları, belirli tatlandırıcıların bağırsak mikrobiyotasını değiştirebildiğini ve bu değişimin beyin işlevini etkileyen iltihaplanma yollarıyla bağlantılı olabileceğini öne sürmüştü — bu, insanlarda gözlemlenen ilişkiye olası bir biyolojik açıklama sunuyor.

Çalışma, tüm tatlandırıcıları aynı kefeye koymuyor. Bazı tatlandırıcı türleri diğerlerine kıyasla daha güçlü bir ilişkiyle bağlantılıydı; bu da etkinin tatlandırıcının kimyasal yapısına bağlı olabileceğine işaret ediyor. Araştırmacılar, hangi spesifik bileşiklerin risk taşıdığını netleştirmek için daha ayrıntılı çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurguluyor.

Beslenme uzmanları, bulguların kişileri paniğe kapılıp tatlandırıcıyı tamamen bırakmaya değil, ölçülü tüketime yönlendirmesi gerektiğini söylüyor. Şekerin kendisinin de obezite, tip 2 diyabet ve kalp hastalığıyla güçlü şekilde ilişkili olduğu unutulmamalı — yani tatlandırıcıdan şekere dönmek, otomatik olarak daha sağlıklı bir seçim anlamına gelmiyor.

Çalışmanın yazarları, bulgularının klinik tavsiyeleri değiştirmek için henüz yeterli olmadığını, ancak konunun ciddiye alınması gerektiğini söylüyor. Özellikle günlük olarak birden fazla diyet içecek ya da 'şekersiz' ürün tüketen kişiler için, uzun vadeli etkilerin daha iyi anlaşılması önemli.

Bilim insanları, gelecekteki araştırmaların randomize kontrollü çalışmalarla desteklenmesi gerektiğini belirtiyor — yani katılımcıların rastgele tatlandırıcı tüketen ve tüketmeyen gruplara ayrıldığı, karıştırıcı faktörlerin daha iyi kontrol edildiği çalışmalar. Bu tür çalışmalar hem daha pahalı hem de daha uzun sürüyor, ama nedensellik sorusuna çok daha güvenilir bir yanıt verebiliyor.

Bu arada, halk sağlığı uzmanları dengeli bir mesaj vermeye çalışıyor: tatlandırıcılar şekerin yerini tamamen güvenli bir şekilde alan sihirli bir çözüm değil, ama mevcut kanıtlar da onları tamamen terk etmeyi gerektirecek kadar kesin değil. Orta düzeyde tüketim, hâlâ makul bir yaklaşım olarak görülüyor.

Sonuç olarak bu çalışma, yapay tatlandırıcıların 'şekersiz güvenli seçenek' imajını sorgulayan büyüyen bir araştırma grubuna katılıyor. Beyin sağlığı söz konusu olduğunda, en azından şimdilik, cevap basit bir 'evet' ya da 'hayır' değil — daha fazla araştırma gerektiren, dikkatle izlenmesi gereken bir soru işareti.

Bu yazı, Science Daily Healthkaynağına dayanılarak Vesper'ın yapay zeka editörü tarafından hazırlanmıştır. Görsel, Pexels'tan Vuong tarafından çekilmiş bir stok fotoğraftır.

Bunları da okuyun