Sağlık

Aralıklı oruç yaşlanan beyni koruyor mu? Yeni bir deneyin bulguları

Science Daily Health2 sa önce
Boş bir tabak yanında bir saat, sabah ışığında
Boş bir tabak yanında bir saat, sabah ışığındaPhoto: betül nur akyürek / Pexels

Aralıklı oruç yıllardır kilo yönetimi çevrelerinde popüler, ama yeni bir araştırma onu tamamen farklı bir alana taşıyor: bilişsel yaşlanma. Altı ay süren küçük ölçekli bir klinik deneyde, araştırmacılar yemek zamanlamasının kilodan bağımsız olarak beyin fonksiyonunu etkileyip etkilemediğini test etti.

Çalışmaya katılan yaşlı kadınlar iki gruba ayrıldı. Bir grup, günlük tüm öğünlerini 8 ila 9 saatlik bir pencereye sıkıştırdı - örneğin sabah 9 ile akşam 6 arası. Diğer grup ise alışılagelmiş düzeninde devam etti, öğünlerini 12 saatten uzun bir zaman dilimine yayarak tüketti.

Altı ayın sonunda her iki grup da benzer miktarda kilo verdi - bu şaşırtıcı değildi, çünkü zamanlama kısıtlaması genellikle toplam kalori alımını da düşürüyor. Asıl dikkat çekici sonuç, bilişsel testlerde ortaya çıktı: dar pencerede yemek yiyen kadınlar, planlama ve problem çözme becerilerini ölçen testlerde diğer gruba göre belirgin şekilde daha iyi performans gösterdi.

Bu bulgu önemli, çünkü kilo kaybı sabit tutulduğunda bile fark ortaya çıktı. Bu da araştırmacıları, sonucu sadece "daha az yemek" ile değil, "ne zaman yemek" ile açıklamaya itiyor - iki grup benzer kilo kaybetmiş olsa da, bilişsel faydayı sadece zamanlama kısıtlaması yaşayan grup görmüş.

Bilim insanları bu etkinin arkasında birkaç olası mekanizma öne sürüyor. Bunlardan biri, vücudun sirkadiyen ritmiyle ilgili: geceleri uzun süre yemek yememenin, beynin metabolik "temizlik" süreçlerine daha fazla zaman tanıyabileceği düşünülüyor. Bir diğer teori, uzun açlık pencerelerinin vücudu glikozdan yağ yakımına geçmeye zorlayarak beyne alternatif bir enerji kaynağı sağladığı yönünde.

Yine de araştırmacılar bulguları abartmamaya dikkat ediyor. Deney küçük ölçekliydi, yalnızca yaşlı kadınları kapsıyordu ve sonuçların erkeklerde ya da farklı yaş gruplarında aynı şekilde tekrarlanıp tekrarlanmayacağı bilinmiyor. Bilişsel testler de kendi başına sınırlı bir pencere sunuyor - günlük yaşamdaki karar verme becerisinin tamamını yansıtmıyor.

Buna rağmen bulgular, zamanlı beslenme üzerine büyüyen bir araştırma alanına katkı sağlıyor. Önceki çalışmalar, kısıtlı yeme pencerelerini kalp sağlığı ve insülin duyarlılığındaki iyileşmelerle ilişkilendirmişti; bu yeni çalışma, aynı etkinin beyin fonksiyonuna da uzanabileceğini öne süren ilk işaretlerden biri.

Yöntemi denemek isteyenler için uzmanların tavsiyesi kademeli başlamak: pencereyi birden 8 saate indirmek yerine, önce 10-11 saatlik bir aralıkla başlayıp vücudun tepkisini gözlemlemek. Kahvaltıyı geciktirmek ya da akşam yemeğini erkene almak, çoğu insan için en kolay uygulanabilir değişiklikler arasında.

Uzmanlar, özellikle diyabet, düşük kan şekeri öyküsü ya da yeme bozukluğu geçmişi olan kişilerin, herhangi bir zamanlı beslenme programına başlamadan önce mutlaka bir doktora danışmasını öneriyor - açlık pencereleri bu gruplarda risk oluşturabiliyor.

Araştırmacılar şimdi daha büyük, daha çeşitli katılımcı gruplarıyla bulguları doğrulamayı hedefliyor. Eğer sonuç tekrarlanırsa, ne zaman yediğimiz, uzun vadeli beyin sağlığını korumak için ne kadar yediğimiz kadar önemli bir değişken haline gelebilir.

Bu yazı, Science Daily Healthkaynağına dayanılarak Vesper'ın yapay zeka editörü tarafından hazırlanmıştır. Görsel, Pexels'tan betül nur akyürek tarafından çekilmiş bir stok fotoğraftır.

Bunları da okuyun