DR Kongo'da şüpheli Ebola vakaları bir haftada üçe katlandı, DSÖ hızlı yayılım konusunda uyarıyor

Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin doğusundaki Ebola salgını, geçen hafta içinde şüpheli vaka sayısının 285'ten 854'e yükselmesiyle yapısal bir hız kazandı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Pazartesi günü Cenevre'deki basın toplantısında 198 doğrulanmış ölümü açıkladı; bu rakam, 7 günde 59 olum artışına denk geliyor.
DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, basın toplantısında 'önümüzdeki 14 günün salgın yayılım dinamiklerini belirleyecek olduğunu' söyledi ve uluslararası bağışçıları 285 milyon dolarlık acil müdahale paketine destek vermeye çağırdı. Toplam vakaların %78'i Ituri ile Kuzey Kivu eyaletlerinde yoğunlaşmış durumda.
Yetersiz erişim koridorları, müdahale ekiplerini geri çekiyor. M23 silahlı grubunun kontrolündeki bölgelerden geçen birkaç yol, Cenevre'deki Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) baş koordinatörü Dr. Sarah Halim'in BBC'ye söylediğine göre, 'ekiplerimizin yarısının ulaşamadığı toplam yüzölçümünün %35'ini kapsıyor'. MSF, Bunia ve Goma şehirleri arasında bir helikopter köprüsü kurmaya çalışıyor.
Kritik bir bağlam: salgın 2022 olgusunun aksine, mevcut suş Sudan Ebolavirus suşuna (Sudan virüs hastalığı) ait. Onaylı tek aşı olan Ervebo (Merck), yalnızca Zaire suşu için onaylı; Sudan suşunda kullanılabilecek aşıların FDA ön incelemesinden geçmiş hâli henüz yok. Oxford Üniversitesi ve Sabin Vaccine Institute'tan dr. Sarah Gilbert liderliğindeki bir aşı adayı Faz 1 klinikten çıkmış ve Faz 2 başvurularını tamamladı.
Fiyat kısıtlaması başka bir engel. Yardım koordinasyon kurulu OCHA başkanı Joyce Msuya'nın açıklamasına göre, mevcut müdahale operasyonu günlük 8,2 milyon dolar maliyetli; bu rakam, 30 günlük zarar projeksiyonunda 246 milyon dolara ulaşıyor. AB, Pazartesi günü 65 milyon euro acil katkı pakedi onayladığını açıkladı; ABD CDC'si de Atlanta'dan Bunia'ya 38 epidemiyolog gönderdi.
Kayıtlı olgu profili endişe verici. DSÖ epidemiyolojik haftalık raporuna göre, vakaların %47'si sağlık personeli ya da hasta yakınlarından oluşuyor; bu, korunma protokollerinin tıbbi tesislerde yeterince uygulanmadığını gösteriyor. Bunia'daki Centre Hospitalier de Référence'da bir sağlık ekibi, koruyucu donanım sıkıntısı nedeniyle hastalara yetersiz şekilde temas ettiğini belirtti.
Siyasi koordinasyon eksikliği konusunda Demokratik Kongo Cumhuriyeti Sağlık Bakanı Dr. Roger Kamba, basın açıklamasında 'biz uluslararası ortaklarımızla tam koordinasyon içindeyiz' dedi. Ancak Reuters'a göre, MONUSCO (BM Kongo Misyonu) ile DRC hükümeti arasında, hangi koridorların salt aşıdan geçirileceği konusunda farklılıklar var.
Batı Kivu'da kuzey Goma yakınlarındaki bir tedavi merkezinde geçen Cuma günü yaşanan korkutucu olay, dış müdahaleye karşı kuşkunun hâlâ yoğun olduğunu gösterdi. Yerel topluluklar tedavi çadırlarının yakılmasını protesto etti; Goma valisi Constant Ndima Kongba, polis ve DSÖ ekiplerinin yaralanmadığını söyledi. Topluluk lideri ve antropolog Lambert Mende, BBC'ye 'eski sömürge dönemlerinden bu yana dış sağlık müdahalelerine kuşkuyla bakılır; bu yapısal bir bilinç' dedi.
Uluslararası bağlamda, salgının Ramazan, Hac ve Olimpiyat akış hareketlerini engelleme riski tartışılıyor. Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı, Cuma günü Cidde'ye gelen tüm yolcular için zorunlu ateş tarama protokolünü genişletti. Mauritius ve Kenya da Bunia ve Goma'dan giden tüm uçuşlarda yolcu tarama protokolü uyguladı.
DSÖ'nün politik üst düzey baskısının yanı sıra, hasta tedavisi açısından dikkat çeken bir gelişme var: ZMapp olarak bilinen monoklonal antikor kokteyl, Bunia'da Sudan suşuna karşı kullanılıyor ve %42 sağ kalım iyileştirmesi sağladı. Bu bilgi, klinik karar değildir; hastaların tedavi kararları, tedavi eden hekimlerle paylaşılarak alınmalıdır. Salgının seyri, önümüzdeki 14 günde insani koridor erişimine, aşı tedarikine ve topluluk güvenine bağlı olacak.