Son Dakika
Sağlık

NHS hastaneleri evde yapılabilen daha hızlı mesane kanseri testini benimsiyor

Guardian Health1 sa önce
Modern bir kliniğin boş resepsiyon masası, yumuşak ışıkla aydınlatılmış.

Mesane kanseri Birleşik Krallık'ta her yıl yaklaşık on binlerce kişiye teşhis konan, ancak hâlâ çoğunlukla rahatsız edici bir test olan sistoskopiyle takip edilen bir hastalık. Guardian'ın aktardığı yeni bir gelişmeye göre, İngiltere'deki NHS hastaneleri evde yapılabilen ve hastanın idrar örneğinden mesane kanseri belirtilerini saptayabilen yeni bir test yöntemini benimsemeye başladı. Yöntem, sağlık servisinde uzun süredir aranan iki şeyi aynı anda sağlıyor: hız ve hastane yükünün azalması.

Guardian'ın haberine göre yeni test, hasta tarafından evde alınan idrar örneğindeki belirli moleküler izleri ölçerek sonucu birkaç gün içinde veriyor. Bu izler, mesane astarındaki kanserli hücrelerin idrara dökülen DNA parçalarını içeriyor. Test, klasik sitoloji yöntemine kıyasla daha hassas, ve daha da önemlisi, kanser hücreleri görünür hale gelmeden önceki erken aşamayı yakalama potansiyeli taşıyor.

Gazete, testin ilk olarak hastaya nüks açısından izlenen mesane kanseri olan hastalarda uygulanmaya başlandığını yazdı. NHS'in mevcut takip protokolü, bu hastaları hayatları boyunca düzenli aralıklarla sistoskopiye, yani mesaneye ince bir tüpün sokulduğu görsel muayeneye çağırıyor. Hasta için bu işlem rahatsız edici; sistem içinse pahalı ve klinik gününü doldurucu. Evde yapılan testin yaygınlaşması, sistoskopi randevularının sıklığını yarıdan fazla azaltabilir.

Guardian'ın röportaj yaptığı NHS doktorları, yöntemin gerçek değerinin teşhis bekleyenler için kapasite açması olduğunu vurguluyor. İdrarda kan görüldüğü için aile hekimi tarafından sevk edilen ve mesane kanseri kuşkusu taşıyan kişilerin önemli bir bölümünde sonuç negatif çıkıyor; ancak hepsi sırasıyla sistoskopi sırasına alındığı için sistem yoğun. Evde yapılan testin önce filtre olarak kullanılması, gerçek kanser kuşkusu taşıyan hastaları çok daha hızlı görmenin önünü açıyor.

Teknolojinin arkasındaki bilim, gazetenin aktardığı kadarıyla, dolaşan tümör DNA'sının (ctDNA) idrar yoluyla saptanması üzerine kurulu. Tümör hücreleri ölürken çevreye küçük DNA parçaları salıyor; mesane gibi idrar yoluyla doğrudan bağlantılı bir organda bu parçaların yoğunluğu yüksek olabiliyor. Test, idrar örneğindeki bu parçacıkları kanser hücresine özgü genetik değişikliklerle eşleştiriyor.

Guardian, testin maliyet etkinliği açısından NHS hesaplamalarının olumlu çıktığını yazdı. Sistoskopi başına maliyet, donanımın bakımı ve klinik personeli ücretleri dahil edildiğinde, evde yapılan idrar testinin maliyetinin oldukça üzerinde. Bu nedenle yöntemin yaygınlaşması, bütçesel açıdan da NHS yöneticileri için tercih edilebilir bir seçenek haline geliyor.

Gazetenin verdiği hasta perspektifi de önemli. Yıllardır altı ayda bir sistoskopiye giren bir hasta, Guardian'a "her seferinde uyku düzenimi haftalarca bozan, ağrılı bir randevu olmaktan çıktı" dedi. Hastalığın özellikle yüksek nüks oranı nedeniyle yıllarca yakın takip gerektirmesi düşünüldüğünde, takip yönteminin değişmesi hasta yaşam kalitesinde somut bir kazanım anlamına geliyor.

Uzmanlar, yeni testin sistoskopiyi tamamen ortadan kaldırmadığını vurguluyor. Guardian'ın görüştüğü uroonkologlar, testin yalnızca tarama ve takip basamağında işe yaradığını, gerçek tanı için yine de doğrudan görüntülemenin ve gerektiğinde biyopsi alınmasının zorunlu olduğunu hatırlattı. Bu nedenle yöntem "sistoskopinin yerini almıyor, sıklığını azaltıyor" şeklinde tanımlanıyor.

Guardian, NHS'in önümüzdeki on iki ay içinde testi İngiltere genelinde otuzdan fazla hastanede sunmayı hedeflediğini, ardından İskoçya ve Galler sistemlerinde de değerlendirileceğini yazdı. Birleşik Krallık dışında, NICE değerlendirmesinden geçen yöntemlerin diğer Avrupa sistemlerinde de gündeme gelmesi bekleniyor. Türkiye gibi sosyal güvenlik sistemleri sıkı geri ödeme kuralları izleyen ülkelerde yöntemin yaygınlaşması daha uzun sürebilir.

Genel mesaj, gazetenin çerçevelediği biçimiyle, kanser bakımının "hastane-merkezli" modelden "evde-takip" modeline geçtiği yönünde. Meme, prostat ve şimdi mesane kanserlerinde benzer yönde yeniliklerin art arda gelmesi, NHS gibi yüksek hasta hacimli sistemlerin gelecekteki tasarımını köklü biçimde değiştirebilir. Guardian'ın haberi, bu değişimin önümüzdeki yıllarda diğer kanser türlerine de yayılabileceğine işaret ediyor.

Bu yazı, Guardian Healthkaynağına dayanılarak Vesper'ın yapay zeka editörü tarafından hazırlanmıştır. Görsel, Pexels'tan Pavel Danilyuk tarafından çekilmiş bir stok fotoğraftır.

Bunları da okuyun