Profumo Olayı'ndan beri: Britanya siyasetini sarsan tarihi skandallar

HistoryExtra'nın bu hafta yayımladığı makale, 18. yüzyıldan günümüze Birleşik Krallık siyasi tarihinin en çarpıcı 12 skandalını inceliyor. Profumo Olayı'ndan Cash for Honours'a, John Stonehouse'un ölümünü taklit etmesinden Tory Sleaze 1990'larına kadar uzanan vakalar bütün halinde, Britanya'da siyasi etiğin tarihsel olarak nasıl şekillendiğini ortaya koyuyor.
Makalenin yazarı, Birmingham Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü'nden Profesör Mark Garnett, en ünlü vaka olarak 1963 Profumo Olayı'nı analiz ediyor. Britanya Savunma Bakanı John Profumo'nun, modellik yapan 19 yaşındaki Christine Keeler ile ilişkisi, aynı dönemde Keeler'in Sovyet deniz ataşesi Yevgeniy Ivanov ile de görüştüğünün öğrenilmesi ile birlikte Soğuk Savaş döneminin merkezi bir güvenlik krizine dönüştü.
Profumo, Haziran 1963'te Avam Kamarası'na karşı yalan söylediği gerekçesiyle istifa etti. Olay, Harold Macmillan'ın Muhafazakar Parti hükümetinin sonunu hızlandırdı; o yıl Macmillan'ın halefi Sir Alec Douglas-Home, 1964 genel seçimlerinde Harold Wilson'un Labour hükümetine yenildi. Garnett'in vurguladığı yön, olayın aslında bir ahlak meselesinden çok ulusal güvenlik meselesi olduğu — Sovyet ataşeyle aynı kadınla görüşmenin istihbarat sızıntısı riski yarattığı.
Profumo'nun olay sonrası hayatı da makalede ele alınıyor. Profumo, Doğu Londra'da Toynbee Hall yardım kuruluşunda gönüllü olarak çalışmaya başladı ve hayatının kalan 40 yılını sosyal yardım çalışmalarına adadı. 1975'te CBE (Commander of the Order of the British Empire) nişanı aldı; Kraliçe Elizabeth II tarafından kişisel olarak onurlandırıldı. Bu, çıktığı krizden sonra yeniden saygınlık kazanmanın olağanüstü bir örneği olarak tarihe geçti.
Makalede ele alınan ikinci dikkat çekici vaka 1974'teki John Stonehouse skandalı. İşçi Partisi milletvekili Stonehouse, Florida'da intihar süsü vererek yeni bir kimlikle Avustralya'da yeniden hayat kurmaya çalıştı. Avustralya polisi tarafından kimliği belirlenip Birleşik Krallık'a iade edildi; yedi yıl hapis cezasına çarptırıldı. Olay, Britanya İşçi Hükümeti'ne karşı kamuoyu güvenini ciddi şekilde sarstı ve sonraki dönemde MP'lerin mali açıklamaları konusundaki regülasyonun gelişmesine yol açtı.
1990'ların 'Tory Sleaze' dönemi makalede ayrıntılı şekilde inceleniyor. John Major'ın 1990-1997 Muhafazakar Parti hükümeti dönemi boyunca birden fazla milletvekili para alarak parlamentoda soru sormakla suçlandı (Cash for Questions skandalı). 1996'da Sir Gordon Downey'in başkanlığını yaptığı bağımsız soruşturma, üç MP'nin 'Greek Tycoon' Mohamed Al-Fayed'den finansal ödemeler aldığını ortaya çıkardı. Bu süreç, Parlamenter Standartlar Komisyonu'nun (Parliamentary Standards Commissioner) kurulmasına yol açtı.
2006 'Cash for Honours' soruşturması, Tony Blair'in İşçi Hükümeti zamanında patlak verdi. Soruşturma, parti finansmanı karşılığında Lordlar Kamarası'na atama vaadi yapıldığı iddialarını araştırdı. Soruşturma sonucu hiç kimseye dava açılmadı, ancak Blair'in başbakan olarak ifade veren ilk başbakan olması ve siyasi parti finansmanı yasalarının gözden geçirilmesine yol açtı.
2009 MP Expenses Scandal ise modern Britanya tarihindeki en büyük siyasi skandallardan biri. The Daily Telegraph'ın açıklamaları, MP'lerin yıllar boyunca parlamento harcırah sistemini kötüye kullandığını gösterdi — bahçe çapraz havuzları, taşınmaz mortgage spekülasyonu, üzerinde bir-iki kişinin yaşadığı evlerin 'ikinci konut' olarak gösterilmesi gibi. Beş MP hapis cezası aldı, onlarcası geri ödeme yapmak zorunda kaldı. Olay sonrası IPSA (Independent Parliamentary Standards Authority) kuruldu.
Garnett, makalede 21. yüzyılın dijital çağında siyasi skandalın doğasının değiştiğini de vurguluyor. 'Dosya skandalı, fotoğraf skandalı, mesajlaşma skandalı gibi yeni formlar ortaya çıktı. 2022 Partygate (COVID-19 lockdown döneminde Downing Street'te yapılan partilerle ilgili skandalı) en güncel örnek. Wikileaks, sızdırılan iç emailler, ve sosyal medya hızlı yayılması, skandal akışını değiştirdi.'
Makale, tarihsel skandalların Britanya siyasi etiğinin nasıl şekillendiğine dair bir kapanış yapıyor. 'Her büyük skandal, ardından bir reform getirdi: Profumo sonrası ulusal güvenlik incelemeleri, Stonehouse sonrası MP mali açıklamaları, Cash for Questions sonrası Standards Commissioner, MP Expenses sonrası IPSA. Bu, sağlıklı bir demokrasinin işleyişi — krizlerden öğrenip kurumsal koruma mekanizmaları kurmak.' Garnett, makaleyi şöyle bitiyor: 'Bir sonraki skandal kaçınılmaz; ama umalım ki bir sonraki reform da kaçınılmaz olsun.'