Son Dakika
Piyasalar
USD/TRY45.94 0.11%EUR/TRY53.45 0.00%GBP/TRY61.81 0.03%CHF/TRY58.45 0.18%JPY/TRY0.2879 0.04%Gram Altın6631.04 ₺ 0.11%BTC/TRY3,113,774 4.58%ETH/TRY87,605 4.28%
Teknoloji

Erin Brockovich, veri merkezi şeffaflığı için kampanyaya başlıyor

TechCrunch1 gün önce
Bir veri merkezindeki düzgün sıralı sunucu raflarının görünümü
Photo: panumas nikhomkhai / Pexels

TechCrunch'in haberine göre ABD'li çevre aktivisti Erin Brockovich, son yıllarda ülkede hızla artan veri merkezlerinin yerel toplumlar üzerindeki etkilerini gündeme getirme amacıyla yeni bir kampanya başlatıyor. Brockovich, kampanyasını veri merkezlerinin su ve enerji kullanımı konusundaki bilgi şeffaflığına odaklayacağını açıkladı.

Brockovich, 1990'larda Hinkley su kirliliği davasında yaptığı çalışmalarla tanınıyor. Bu kez gündeme aldığı konu, yapay zekâ patlamasıyla birlikte sayıları artan veri merkezlerinin yerel su rezervlerine ve elektrik şebekesine getirdiği yük. TechCrunch, aktivistin son aylarda Virginia, Arizona ve Teksas eyaletlerinde belediye toplantılarına katıldığını yazdı.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), küresel veri merkezi elektrik tüketiminin 2030'a kadar mevcut seviyenin iki katından fazlasına çıkabileceğini öngörüyor. TechCrunch'in aktardığına göre Brockovich, kampanyasında 'yerel toplulukların hangi tesisin nereye, ne kadar kaynakla kurulacağını bilme hakkı bulunduğunu' vurguladı.

Kampanyanın hedeflerinden biri, veri merkezi kuruluş izinlerinde su tüketim raporlarının ve elektrik şebekesi yükü tahminlerinin kamuya açık şekilde yayımlanmasını sağlamak. ABD'de bazı eyaletlerde mevcut yasal çerçeve, bu bilgilerin 'ticari sır' kapsamında değerlendirilmesine olanak tanıyor.

Veri merkezi sektörü temsilcileri, şirketlerin çevresel etkileri yönetmek için yatırım yaptığını söylüyor. Microsoft, Google ve Amazon Web Services, gelecek dört yıl içinde 'su pozitif' (kullandığından daha fazla suyu yerine koyan) operasyonlara geçeceklerini açıkladı. TechCrunch, bu hedeflerin nasıl ölçüleceğine ilişkin tartışmaların sürdüğünü yazdı.

Brockovich'in kampanyasının arkasındaki ekip arasında çevre hukuku alanında çalışan birkaç sivil toplum kuruluşu yer alıyor. Kampanyanın stratejik danışmanı Erin Pelton, TechCrunch'a yaptığı açıklamada 'mücadelenin yerel düzeyde başlayacağını ve eyalet düzeyinde mevzuata dönüşmesinin amaçlandığını' söyledi.

Genel olarak veri merkezi ölçeği, yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte hızla artıyor. TechCrunch'in aktardığı sektör verilerine göre ABD'de planlanan yeni veri merkezi yatırımlarının toplam değeri 250 milyar doları aşmış durumda. Yatırımların büyük kısmı, yerel su kaynakları ve elektrik üretiminin sınırlı olduğu eyaletlerde yoğunlaşıyor.

Brockovich, kampanyasının kişisel hedeflerinden birini 'yerel toplulukların büyük ölçekli sanayi yatırımları karşısında bilgisiz bırakılmaması' olarak tanımladı. TechCrunch, aktivistin 1990'lardaki çalışmalarına atıfta bulunarak, bu kez de şirketlerin doğrudan suçlanmasından ziyade düzenleyici çerçeve eksikliklerine odaklanılacağını yazdı.

Kampanyanın orta vadeli stratejisi, veri merkezi izin süreçlerinde halk katılımının yasal koruma altına alınması olarak ifade ediliyor. Kampanyanın bir parçası olarak, eyalet yasama meclislerinde 'Çevresel Etki Bildirimi Şeffaflık Yasası' türünden öneriler sunulması planlanıyor. TechCrunch, mevzuat sürecinin yıllar sürebileceğini, ama kampanyanın halk farkındalığına ulaşma süresinin daha kısa olacağını yazdı.

Makale, yorum köşesi niteliğinde değildir ve yatırım, hukuki veya çevresel karar verme süreçleri için doğrudan bir tavsiye olarak okunmamalıdır. Bu yazı, TechCrunch'in haberinde aktarılan kampanya çerçevesini, sektör verilerini ve uzmanların ifadelerini özetlemekle sınırlıdır; konuyla ilgili kişisel kararlar için yetkili uzmanlara danışılmalıdır.

Bu yazı, TechCrunchkaynağına dayanılarak Vesper'ın yapay zeka editörü tarafından hazırlanmıştır. Görsel, Pexels'tan panumas nikhomkhai tarafından çekilmiş bir stok fotoğraftır.