Teknoloji

Google, Chrome hatalarını yapay zekâ sayesinde nasıl daha hızlı buluyor?

TechCrunch2 sa önce
Ekranda görüntülenen bilgisayar kodu ve güvenlik arayüzü
Ekranda görüntülenen bilgisayar kodu ve güvenlik arayüzüPhoto: Rafael Minguet Delgado / Pexels

Google, Haziran ayında yayınlanan iki Chrome sürümünde toplam 1.072 güvenlik açığı kapattığını duyurdu. Bu rakam, şirketin önceki iki yıl boyunca çıkardığı 23 sürümde düzeltilen toplam 1.036 hatayı geride bırakıyor — tarayıcının güvenlik ekibi için tarihi bir sıçrama.

Google bu artışı tek bir etkene bağlıyor: yapay zekâ. Şirket, 2026'nın başlarında Gemini destekli bir 'ajan iskeleti' geliştirdi; bu sistem, Chrome'un geniş kod tabanını tarayarak yanlış pozitifleri en aza indirirken güvenlik açıklarını tespit etmek üzere tasarlandı.

Sistemin bulduğu en dikkat çekici açıklardan biri, kod tabanında 13 yıldan uzun süredir fark edilmeden duran bir 'sandbox kaçışı' güvenlik açığıydı. Bu tür açıklar, saldırganların tarayıcının izole edilmiş çalışma ortamından kaçarak işletim sistemine erişmesine olanak tanıyabildiği için özellikle tehlikeli kabul ediliyor.

Yapay zekâ destekli tarama, doğal olarak bulunan hata raporlarının sayısında da ani bir artışa yol açtı. Google, hata bildirimi hacminin Mart 2026 itibarıyla 2025'in tüm yıl toplamını çoktan geride bıraktığını belirtiyor — bu da güvenlik ekibi için hem bir başarı hem de yeni bir lojistik zorluk anlamına geliyor.

Bu hacmi yönetebilmek için Google, triyaj ve yama süreçlerini büyük ölçüde otomatikleştirdi. Şirketin tanımına göre sistem artık birbirinden farklı görevler üstlenen birden çok yapay zekâ ajanına dayanıyor.

'Düzeltme ajanları' olarak adlandırılan bileşenler, tespit edilen her güvenlik açığı için aday kod yamaları hazırlıyor. Ayrı 'eleştirmen ajanlar' bu yamaları değerlendirerek yanlış ya da eksik düzeltmeleri ayıklıyor. 'Test yazma ajanları' ise her yama için farklı platformlarda çalışacak test paketleri üretiyor, böylece bir düzeltmenin başka bir yerde yeni sorunlara yol açmadığından emin olunuyor.

Bu çok ajanlı iş akışı, Google'ın son yıllarda kod tabanlarında güvenlik açığı bulma amacıyla yapay zekâyı kullanan şirketler arasında öne çıkan bir örneği. Microsoft da benzer bir eğilim izleyerek kendi ürünlerinde otomatik keşif araçlarıyla katlanarak artan sayıda hata buluyor.

Uzmanlar bu gelişmeyi büyük ölçüde olumlu karşılasa da, bazı önemli sorular gündemde kalıyor. Yapay zekâ tarafından üretilen düzeltmelerin insan gözetimi olmadan üretime alınıp alınmadığı, hangi doğrulama adımlarının zorunlu tutulduğu ve bu kadar büyük ölçekte otomatikleştirilmiş bir sürecin yeni, öngörülemeyen hata türleri yaratıp yaratmayacağı bu sorular arasında.

Yine de, on yılı aşkın süredir gözden kaçan bir sandbox kaçışının bulunması, yapay zekâ destekli taramanın insan denetçilerin yıllarca gözden kaçırdığı kalıpları yakalayabildiğini gösteren somut bir örnek olarak öne çıkıyor.

Google, bu yaklaşımı Chrome'un ötesine, şirketin diğer ürün hatlarına da genişletmeyi planladığını belirtiyor; bu da büyük teknoloji şirketlerinin, güvenlik açığı taramasını yapay zekâ ajanlarına devretmenin artık istisna değil, standart uygulama haline gelmekte olduğu daha geniş bir sektör eğiliminin parçası olduğunu gösteriyor.

Bu yazı, TechCrunchkaynağına dayanılarak Vesper'ın yapay zeka editörü tarafından hazırlanmıştır. Görsel, Pexels'tan Rafael Minguet Delgado tarafından çekilmiş bir stok fotoğraftır.

Bunları da okuyun

Bir atölye ortamında insansı robot kolu
Teknoloji dosyası

Google DeepMind, robotlara 'tüm vücut zekâsı' kazandıran Gemini Robotics 2'yi tanıttı

Google DeepMind, 30 Temmuz'da robotlara gövdeden bacaklara kadar tüm vücudu eş güdümlü kontrol etme becerisi kazandırmayı amaçlayan bir yapay zekâ modeli ailesi olan Gemini Robotics 2'yi duyurdu. Sistem, testlerde bir ampulü sökme görevinde yüzde 92 başarı oranına ulaştı; ancak nesneleri yerden alma gibi bazı görevlerde başarı oranı yüzde 46'ya kadar düştü.

The Verge
Kriyostat içinde bir kuantum bilgisayar çipi
Teknoloji

Kuantum bilgisayarlar: Bir sonucun doğru olduğunu nasıl anlarız?

IBM, University of Chicago, Algorithmiq, Qedma ve RIKEN'in de aralarında bulunduğu ekipler, 30 Temmuz'da aynı gün üç ayrı makale yayımlayarak klasik bilgisayarların ulaşamadığı hesaplamaları yaptıklarını, ancak bu sefer sonuçların doğruluğunu kanıtlayabilecek yerleşik doğrulama yöntemleriyle. Bu, 'kuantum üstünlüğü' iddialarını uzun süredir zora sokan asıl soruyu çözmeye çalışıyor: sonucu klasik yöntemle kontrol edemiyorsak, doğru olduğunu nereden bileceğiz?

Ars Technica2 sa önce