DSÖ doktoru: Ebola salgını ilk düşünülenden daha hızlı yayılıyor olabilir

BBC Sağlık'ın aktardığı son saha verilerine göre, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin doğu kesimi ve Uganda'da yayılan Ebola salgını, DSÖ tahminlerinin önündeki birkaç hafta için en zorlu döneme giriyor olabilir. Saha ekiplerinin bir parçası olan DSÖ doktoru, BBC'ye verdiği mülakatta "şu anda bildirilen vaka rakamlarının altında, kayıt altına alınmayan vakaların olduğuna dair güçlü göstergeler var" dedi.
Salgın yaklaşık üç ay önce DRC'nin Tshopo eyaletindeki bir kırsal bölgede başlamıştı. Klasik Ebola belirtilerinin görüldüğü ilk kümeden bu yana, vaka sayısı yaklaşık 246 şüpheli ve 65 ölüm olarak rapor edildi. Ancak salgın bölgesinin yetersiz sağlık altyapısı, gerçek vaka sayısının önemli oranda altında raporlama ihtimalini artırıyor.
DSÖ doktoru, asıl endişenin sınır geçişlerinde test kapasitesinin yetersiz kalması olduğunu söyledi. DRC-Uganda sınırı, geçen yıllarda gelişmiş test kabinleri ile donatılmıştı; ancak son dönemde ekipmanın bir bölümü teknik nedenlerle hizmet dışı kaldı. Uganda tarafında, sınıra yakın iki bölgede de şüpheli vakalar görüldü.
Uluslararası destek tablosu, salgına müdahalede ciddi bir zorluk oluşturuyor. ABD'nin son aylardaki bağış kesintileri ve bazı Avrupa ülkelerinin acil sağlık fonlarını yeniden değerlendirmesi, DSÖ'nün DRC'de işletmeyi planladığı 14 sağlık merkezinden ancak 8'inin tam kapasiteyle çalışmasını sağlıyor. Doktor, bu boşluğun "salgın yönetiminde her gün kaybedilen bir hafta gibi etki yaratıyor" yorumunu yaptı.
Gine ve Sierra Leone'de 2014-2016 yıllarındaki büyük salgına yanıt veren ekip, o krizden çıkarılan bir derslere atıfta bulunarak şu noktayı vurgulamıştı: erken müdahalede vaka tespiti ve temaslı izleme sürecinde her yedi günlük gecikme, salgının ölçek olarak iki katına çıkmasıyla sonuçlanabiliyor. Bu nedenle finansman boşluğunun hızlı kapatılması, salgına müdahalede kritik bir mesele.
DRC'de salgın bölgesindeki aşılama çalışması, ulusal Ebola aşısı olan rVSV-ZEBOV ile yürütülüyor. Saha ekipleri, son ayda yaklaşık 12.000 doz uyguladığını rapor etti. Aşının soğuk zincir gereksinimi bölgesel olarak korunabilen bir mesele; ancak yağmur mevsiminde bazı uzak köylere ulaşmak araç ve helikopter kaynakları sınırlı olduğu için zorlaşıyor.
Salgın yönetiminde başka önemli bir bileşen ise topluluk iletişimi. DSÖ'nün haberinde, hastalığın yayılımının azaltılması için aile ve toplum düzeyinde cenaze geleneklerinin uyarlanması çağrısı yapıldı. Geçmiş Ebola salgınlarında bazı geleneksel cenaze uygulamaları, vücutla temasın yüksek viral yük taşıdığı dönemlerde aile içi bulaşmanın temel sebebi olmuştu.
BBC'nin saha muhabiri, salgın bölgesinde yaşayan bir aile sözcüsü ile yaptığı röportajda "komşumuz Onyango bir hafta önce öldü; ailesi cenazeyi geleneksel törenle yaptı ve şimdi üç akrabası belirti gösteriyor" cümlesini aktardı. Aile sözcüsü, DSÖ tarafından dağıtılan koruyucu ekipman ve cenaze prosedürünün anlatılmasını talep ettiğini söyledi.
Greenpeace Africa'nın halk sağlığı uzmanı Dr Adaeze Onyema, BBC'ye verdiği yorumda "salgın yönetiminde yalnızca tıbbi yöneliş değil, sosyal yönetim mekanizmaları da kritik. Topluluğun lider isimleri, dini önderler ve geleneksel hekimler kendi dilleriyle salgın mesajlarını yaymalı" dedi.
Önümüzdeki haftalarda salgının seyrini belirleyecek üç temel faktör DSÖ'nün haberinde sıralandı: ek finansmanla işletilebilen sağlık merkezi sayısı, sınır geçişlerindeki test kapasitesi ve aşılama hızı. Uluslararası bağışın geri dönüşü hâlâ kesinleşmedi; ancak salgına müdahalede saha doktorunun ifadesiyle "şimdi harekete geçmek, ileride çok daha pahalı bir kriz yönetmekten daha akıllıca".