Sağlık

Veba 5.500 yıl önce de insan öldürüyordu: kadim DNA bulguları taşıyıcı tarihimizi yeniden yazıyor

Science Daily1 gün önce
Loş ışıkta uçsuz bucaksız Sibirya bozkırı
Loş ışıkta uçsuz bucaksız Sibirya bozkırıPhoto: Munkh-Amar Batbileg / Pexels

Vebanın tarihi uzun süre 14. yüzyılda Avrupa'yı kasıp kavuran Kara Ölüm'le başlatıldı. Ardından bilim adamları MS 6. yüzyıldaki Justinianus vebasını geri katmaya başladı. Şimdi ise Science Daily'de aktarılan yeni bir çalışma, hastalığı tarımdan binlerce yıl öncesine, Neolitik dönemin avcı-toplayıcı topluluklarına kadar geri taşıyor.

Yayın, Sibirya'nın güneybatısında ortaya çıkarılan iki bireyin kalıntılarından elde edilen kadim DNA verisini sunuyor. Radyokarbon tarihlemesi mezarları yaklaşık MÖ 3500'e işaret ediyor; yani günümüzden 5.500 yıl öncesine. Genomik analizler, Yersinia pestis bakterisinin tüm anahtar virülans genlerini taşıyan bir biçimini doğruluyor.

Bu durum, hastalığın evrimi konusundaki standart hikâyeyi yeniden hesaba katıyor. Şimdiye kadar baskın görüş, vebayı kemirgen-pire-insan üçgeninin yoğunluk kazandığı yerleşik tarım toplumlarının bir hastalığı olarak konumlandırıyordu. Bu çerçeve, Tunç Çağı'nın başlangıcına çekilen ilk insan suşlarını işaret etti.

Yeni bulgu bu çerçeveyi yıkmıyor ama önemli ölçüde genişletiyor. İki birey, küçük ölçekli avcı-toplayıcı topluluklara ait. Kalıntıların etrafındaki diğer mezarların yoğunluğu salgın bir bulaşa işaret edebilir; ekibin bir sonraki adımı, aynı bölgedeki diğer mezarları örneklemek.

Genetik özelliklerden öne çıkan iki nokta var. Birincisi, suşun pire taşıyıcı geçişine olanak veren ymt geni hâlâ eksik. Bu nedenle bakterinin solunum yoluyla ya da doğrudan temasla yayıldığı düşünülüyor — orta çağdaki gibi pireler aracılığıyla değil.

İkincisi, virülans gen kümeleri orta çağ varyantlarıyla büyük ölçüde benzer. Bu durum bakterinin gizemli bir Sibiryalı geçmişe sahip olmadığı, aksine MS 14. yüzyıl pandemisinden çok önce dünyanın geniş bir bölgesinde dolaştığı ihtimalini güçlendiriyor.

Bulgu, salgın hastalıkların kökenine dair geniş bir tartışmaya bağlanıyor. Yerleşik tarım, evcil hayvanlarla yakın temas ve nüfus yoğunluğu, klasik anlatıda yeni patojenlerin insana sıçraması için zorunlu koşullar olarak gösterilmiştir. Veba bu çerçeveyi karmaşıklaştırıyor: hayvan-insan geçişi, daha gevşek nüfus yapılarında da gerçekleşebiliyordu.

Yazarlardan biri, Science Daily'nin yayınında "Avcı-toplayıcılar bizim sandığımızdan daha hareketli ve daha bağlantılı topluluklardı; bu hareketlilik patojen geçişine de uygundu," dedi. Sibirya'nın geniş otlakları, mevsimsel sürü yollarıyla bağlantılı.

Araştırma, modern halk sağlığı bakışına da hizmet ediyor. Veba bugün yılda ortalama 1.000-2.000 vaka olarak Madagaskar, ABD'nin batı eyaletleri ve Çin'in kırsal bölgelerinde belirleniyor; ölüm oranı tedaviyle yüzde 10'un altına çekilebiliyor, ama hızlı tanı kritik.

Kadim DNA bilimi, son on yılda hastalık tarihini birkaç kez yeniden yazdı. Tüberküloz, çiçek hastalığı ve frengi genomları benzer biçimde önceki tarihlere doğru itildi. Yersinia pestis'in 5.500 yıl öncesindeki bu yeni "insan tarihindeki ilk kanıt" çıtası, salgın hastalıkların insanlık öyküsündeki yerini bir kez daha derinleştiriyor.

Bu yazı, Science Dailykaynağına dayanılarak Vesper'ın yapay zeka editörü tarafından hazırlanmıştır. Görsel, Pexels'tan Munkh-Amar Batbileg tarafından çekilmiş bir stok fotoğraftır.

Bunları da okuyun