Jane Austen'ın yirmili yılları: bir yazarın oluşum dönemine yakından bakış

Jane Austen'ın 20'li yaşları (1795-1805), İngiliz edebiyatına altı tamamlanmış romanını kazandıracak yazarın oluşum dönemini oluşturuyor. HistoryExtra'nın bu konuya ayrılan podcast bölümünün haberine göre, bu on yıl süresince Austen, 'Sense and Sensibility', 'Pride and Prejudice' ve 'Northanger Abbey' romanlarının ilk taslaklarını yazdı; aynı zamanda yetişkin sosyal hayatının deneyimini yaşadı.
Jane Austen, 1775'te Hampshire'ın Steventon köyünde doğdu. Babası Reverend George Austen, yerel papaz olarak görev yapıyordu ve sekiz çocuklu Austen ailesinin entelektüel ortamında, gençlerin yazınsal üretim için cesaretlendirilmesi olağan bir uygulamaydı. 20'li yaşlarına girdiği 1795-1796 dönemine kadar, Jane, çocukluk döneminde 'Juvenilia' olarak bilinen kısa parodi ve hicivler yazmıştı.
1796 yazında yazdığı 'Elinor and Marianne' adlı taslak, daha sonraki 'Sense and Sensibility'nin temelini oluşturuyordu. Mektup biçiminde yazılan bu erken taslak, Austen'ın sonraki yazınsal kariyerinde tercih edeceği üçüncü kişi anlatımına geçmeden önceki son anlatım deneyimlerinden biriydi. Mektup biçimini terk etmesi, romanlarına psikolojik derinlik kazandırmasında belirleyici bir dönüşüm noktası olarak değerlendirildi.
Aynı dönemde, Austen'ın kişisel hayatında önemli bir olay olarak Tom Lefroy ile olan ilişkisi öne çıkar. 1795-1796 kışında, Steventon Balosu'nda tanıştıkları İrlandalı hukuk öğrencisi Tom Lefroy ile romantik bir ilişki başladı. Bu ilişki, Austen'ın 1796 Ocak ayında kız kardeşi Cassandra'ya yazdığı mektuplarda belgelendi; mektuplarda Lefroy ile dans ettiği geceleri ve karşılıklı duygusal yakınlığı paylaşmıştı. İlişki, Lefroy'un ailesinin müdahalesiyle sona erdi; Lefroy 1799'da bir başka kadınla evlendi.
1797-1798 döneminde Austen, sonradan 'First Impressions' adıyla bilinen ve daha sonra 'Pride and Prejudice' olarak yayımlanacak olan romanın ilk taslağını tamamladı. Babası bu taslağı 1797'de Londra'daki yayıncı Thomas Cadell'a gönderdi; Cadell'ın reddine rağmen Austen'ın yazma çabası kararlılıkla sürdü. Bu reddedilme deneyimi, Austen'ın yayıncılık sistemini öğrenme sürecinin önemli bir noktası olarak görülmeli.
1801'de Austen ailesinin Steventon'dan Bath'a taşınması, Jane'in yazınsal üretim ritminde bir kesinti yarattı. Bath'ın 'şehir' yaşam tarzına uyum sağlama zorluğu ve ailenin sosyal değişimi, Jane'in sonraki yıllarda 'Northanger Abbey'nin son düzenlemelerini yaparken zihinsel olarak meşgul olduğu konulardan biriydi. Bath, sonraki romanlarda (özellikle 'Persuasion' ve 'Northanger Abbey'de) önemli bir mekân olarak yer alacaktı.
1802'de Austen, Harris Bigg-Wither ile bir gece için evlilik teklifini kabul etti; ertesi sabah teklifi geri çekti. Bu olay, biyografi yazarları için Austen'ın kişisel evlilik anlayışını sorgulayan önemli bir veri noktası. Tarihçi Claire Tomalin'in 1997'de yayımlanan biyografisinde, bu reddedişin Austen'ın yazınsal kariyerine adanmışlığının bir ifadesi olarak yorumlanabileceği öne sürüldü.
1803'te Austen, 'Northanger Abbey'nin (o dönem 'Susan' başlığıyla) ilk taslağını yayıncı Richard Crosby'ye 10 sterlin karşılığında sattı; ancak Crosby kitabı yayımlamadan elinde tuttu. Austen, 1816'da telif hakkını geri satın aldı; bu, yazınsal kariyerinde başlangıçta yaşadığı yayıncılık zorluklarının önemli bir göstergesi.
1805'te babasının ölümü, ailenin finansal sıkıntıya girmesine ve Bath'tan Southampton'a taşınmasına neden oldu. Austen'ın 20'li yaşları, böylece bir sonraki yazınsal aşamaya (Chawton döneminde yazdığı 'Mansfield Park', 'Emma', 'Persuasion') geçişin hazırlık dönemi olarak değerlendirilebilir. 1809'da Chawton'a yerleşmeleri, Austen'ın olgunlaşma döneminin başlangıcıydı.
Austen'ın 20'li yaşlarının önemi, biyografi yazarları ve edebi eleştirmenler için, yazarın olgun yapıtının kökenlerini takip edebilmek açısından kritik. Tarihçi Lucy Worsley'nin 2017'de yayımlanan 'Jane Austen at Home' adlı çalışması, bu dönemin Austen'ın yazınsal üretiminin temellerini atan değişimlerin yaşandığını vurguladı. Bu yazı, edebi tarih veya biyografik araştırma tavsiyesi içermez; bilgi HistoryExtra'nın raporlamasına ve Tomalin, Worsley gibi akademik tarihçilerin çalışmalarına dayanır.