Çıplak hissetmek: Tudor döneminde şapka takmadan dışarı çıkılmazdı

16. yüzyıl İngiltere'sinde, bir Londra sokağında yürürken şapkasız görünmek, o döneme ait bir günlük adaba ciddi şekilde aykırıydı. HistoryExtra'nın bu hafta yayımladığı kapsamlı makale, Tudor döneminin baş örtüsü ve şapka kültürünün ne kadar derinden sosyal bir norm olduğunu inceliyor.
Makalenin yazarı, Cambridge Üniversitesi Tarih Bölümü'nden Dr Emily Spencer, Tudor dönemindeki birincil kaynakları — günlük tutan tüccarlar, terzi defterleri, mahkeme tutanakları, üniversite tüzükleri — taradığını ve şapka kültürüne dair olağanüstü bir bütün ortaya çıktığını anlatıyor. 'O dönemde şapkasız dışarı çıkmak, bir İngiliz için bugünkü insanların ayakkabısız yürümesine eşdeğerdi — yapılmazdı. Yaparsa, ya bir şey yanlıştı (hastalık, kırılma, deli), ya da kasıtlı bir sosyal kuralın ihlal ediliyordu.'
Tudor şapka kültürü, sosyal sınıfı çok net şekilde işaretlerdi. İşçi sınıfı kısa kenarlı yün şapkalar takarken, yetkili memurlar ve şehir adamları yüksek, sert kenarlı keçe şapkalar tercih ederdi. Aristokratlar tavuskuşu tüyleri veya kuğu kuyruğu süslemeli kadife şapkalar takardı. Bir yabancı, Londra sokaklarında yürürken sadece şapkanın şeklinden, malzemesinden ve süslemesinden, karşısındakinin sosyal sınıfını tahmin edebilirdi.
Dinsel yönü de aynı derecede önemliydi. 16. yüzyıl boyunca İngiltere, Roma Katolik Kilisesi'nden Anglikan reformasyonuna geçti; bu süreçte erkek başlık takma kuralları kilise hizmetlerinde değişti. Reformist akımlar erkeklerin kilise içinde baş açık olması gerektiğini vurgulamaya başladı; bu, Tudor dönemi öncesinde Katolik gelenek tersi olduğu için önemli bir dönüşümdü. Spencer'a göre, hatta bu dönemde 'şapka çıkarılırken kime ne anlama gelir' tartışmaları siyasal bir nitelik kazandı.
Kraliçe Elizabeth I dönemi (1558-1603) baş örtüsü modasını Avrupa'nın diğer şehirlerinden etkiledi. İtalya, Hollanda ve Almanya'dan gelen baş örtüsü stilleri Londra sokaklarına yansıdı; Hampton Court Sarayı tablolarında bu çeşitliliği gözlemleyebiliriz. Dönemin Plus ünlü ressamlarından Hans Holbein the Younger'in çalışmaları, Tudor sarayında baş örtüsünün ne kadar çeşitli olduğunu gösteren önemli görsel bir kaynaktır.
Spencer makalesinde Yale Üniversitesi Tarih Profesörü Maria Hayward'ın araştırmalarını da kullanıyor. Hayward, Tudor dönemi terzi defterlerinden 200'ün üzerinde örnek inceledi ve şapka satışlarının diğer giysi türlerinden iki kat hızlı arttığını gösterdi. 'Şapka, hızlı moda gibi bir kategoriydi. Bir bahçe partisi için takılan şapka, üç ay sonra modası geçmiş olabilirdi. Ekonomi açısından, şapka üretimi Tudor İngiltere'sinde önemli bir sektördü.'
Makale, 1571'de Parlamento'nun çıkardığı 'Sumptuary Laws' (israf yasaları) çerçevesinde şapka mevzuatına da odaklanıyor. Bu yasa, kraliyet ailesi dışındaki bireylerin belirli süslemeleri taşımasına yasak getirdi ve kapsam içerisinde şapkalar da vardı. Yasanın amacı, sosyal sınıf işaretlerini korumak ve yükselen tüccar sınıfının aristokratik süslemeyi taklit etmesini engellemek.
Günlük hayatta, Tudor erkekleri ev içinde bile şapka takabiliyordu. Yemek masasında, dua sırasında veya akşam okuma seansında bile keçe veya yün başlık takma alışkanlığı vardı. Bu, ısıtmanın yetersiz olduğu çağda pratik bir gereksinim olduğu kadar, sosyal ritüelin bir parçasıydı. Eve gelen misafir, geldiğinde şapkasını çıkarmaz, ev sahibi misafirin şapkasıyla nasıl davrandığını izlerdi.
Kadınların başlık kullanımı erkeklerden ayrı bir gelenekti. Tudor döneminde 'gable headdress' ve sonrasında 'French hood' adı verilen başlıklar evli kadınlar için sosyal norm olarak yerleşti. Saçı tamamen örtmek ve yüzü çerçevelemek, evli kadının kimliğinin görsel bir parçasıydı. Bekar kadınlar daha basit baş bantları takabilirdi. Spencer, Tudor dönemi kadın başlıklarının dinsel anlam taşıdığı kadar siyasi anlam da taşıdığını — özellikle saraydaki kadınlar açısından — vurguluyor.
HistoryExtra'da yayımlanan makale, Tudor dönemine ait şapka tutkusunun günümüze nasıl uzandığını da kısaca ele alıyor. İngiliz kraliyet ailesi düğünleri, Ascot at yarışı haftası, parlamento törenleri — bunların hepsinde şapka kültürü hâlâ canlı. 'Tudor şapkasının torunları, Ascot'un fancy hat parade'i veya Kraliyet Düğünleri'nde görülebilir. 500 yıl geçti, ama İngilizler hâlâ önemli anlarda başlarını örtüyor.'