Teknoloji

Çocuklar İçin Sosyal Medya Hangi Ülkelerde Kısıtlanıyor? Sırada Vietnam Var

TechCrunch2 sa önce
Sosyal medya uygulaması simgelerini gösteren bir akıllı telefon ekranı.
Sosyal medya uygulaması simgelerini gösteren bir akıllı telefon ekranı.Photo: Sanket Mishra / Pexels

TechCrunch'ın haberine göre Vietnam, çocuklar için sosyal medya erişimini kısıtlamaya hazırlanıyor ve TikTok, Instagram ile Facebook gibi platformlardan genç kullanıcıları korumak isteyen ülkelerin hızla büyüyen listesine katılıyor. Henüz erken aşamada olan bu öneri, nüfusu yaklaşık 100 milyon olan Vietnam'ı, hükümetlerin çocukların sosyal medyaya erişimini nasıl düzenleyebileceğini test eden küresel bir deneyin parçası hâline getiriyor. Ülkedeki genç nüfusun sosyal medyaya olan yoğun ilgisi düşünüldüğünde, önerinin nihai kapsamı milyonlarca kullanıcıyı doğrudan etkileyebilir.

Bu adım, 2025'in sonlarında 16 yaş altı çocuklar için sosyal medya hesaplarına ülke çapında yasak getiren ilk ülke olan Avustralya'nın izinden gidiyor. Söz konusu yasa, platformların kullanıcıların yaşını doğrulamak ve reşit olmayanlara ait hesapları kaldırmak veya engellemek için "makul adımlar" atmasını zorunlu kılarak uyum yükünü doğrudan şirketlerin üzerine bırakıyor.

Henüz kesinleşmemiş olsa da Vietnam'ın önerisi, Avustralya'nın yasasının arkasındaki aynı endişelere dayanıyor: siber zorbalık, sosyal medya bağımlılığı ve çocukların istismarcılarla temas riski. Bu üç endişe, dünya genelinde benzer kısıtlamalar hazırlayan yasa koyucuların standart gerekçesi hâline geldi ve Canberra'dan Paris'e kadar yasama tartışmalarında neredeyse birebir aynı ifadelerle tekrarlanıyor.

Avustralya'nın yasağı yürürlüğe girdiğinden bu yana ivme istikrarlı biçimde arttı. Avrupa Birliği'ne üye birçok ülke yaş doğrulama zorunluluklarını gündeme getirdi veya yürürlüğe koydu; Birliğin yürütme organı ise ulusal yaklaşımlardaki farklılıkları ortadan kaldıracak AB genelinde asgari yaş kurallarını değerlendiriyor. Fransa, 2024'te kendi yaş doğrulama yasasını denedi ancak teknik ve anayasal engellere takılarak durma noktasına geldi; bu da kararlı düzenleyiciler için bile denetimin ne kadar zor olabileceğini gösteriyor. Almanya ve İtalya'daki bazı milletvekilleri de benzer taslakları meclis gündemine taşımayı planladıklarını açıkladı, ancak bu girişimlerin hiçbiri henüz yasalaşma aşamasına ulaşmadı.

Amerika Birleşik Devletleri'nde tablo hâlâ dağınık durumda. Utah, Arkansas ve diğer bazı eyaletler, reşit olmayanlar için ebeveyn izni veya yaş doğrulaması zorunlu kılan yasaları kabul etti ya da kabul etmeye çalıştı; ancak bunların çoğu mahkemeler tarafından ifade özgürlüğünü koruyan anayasa maddesi gerekçesiyle engellendi veya daraltıldı. Kids Online Safety Act'in çeşitli versiyonlarını içeren federal düzenlemeler yıllardır Kongre'de dolaşıyor fakat yasalaşmadı; bu da ABD'yi ulusal bir standarttan yoksun bırakıyor.

Asya'nın diğer bölgelerinde Endonezya ve Malezya, Avustralya'nın yaklaşımını izleme konusunda ilgi sinyali verdi; Vietnam'ın önerisi ise bu tartışmaya üçüncü bir Güneydoğu Asya sesi ekliyor. Özellikle Çin, kendi düzenleyici sistemi aracılığıyla reşit olmayanların ekran süresine ve sosyal medya kullanımına zaten sıkı sınırlamalar getiriyor; ancak bu yaklaşım, şimdi başka yerlere yayılan Batı tarzı yaş yasaklarından daha eskiye dayanıyor ve mekanizma olarak farklılaşıyor.

Bu ülkelerin her birinin karşılaştığı temel denetim zorluğu, yaş doğrulamanın kendisi. Platformlar yüzden yaş tahmini yapan yazılımlar, resmi kimlik kontrolleri ve ebeveyn onay portalları denedi; ancak her yöntemin kendi ödünleşimi var: kimlik kontrolleri gizlilik endişeleri doğuruyor, yüz tanıma tahminlerinde hata payı bulunuyor, kendi beyanına dayalı doğum tarihleri ise çocuklar tarafından kolayca değiştirilebiliyor. Yasakları eleştirenler, kararlı gençlerin kısıtlamaları aşmak için VPN, ödünç hesap veya üçüncü taraf uygulamalar kullanacağını savunuyor; nitekim bu durum, yasağın ardından geçen aylarda Avustralya'da zaten belgelendi. Bazı düzenleyiciler bu boşlukları kapatmak için platformlara cihaz düzeyinde doğrulama gibi ek yükümlülükler getirmeyi tartışıyor, ancak bu tür önlemlerin gizlilik açısından yeni sorunlar doğurabileceği de kabul ediliyor.

Çocuk güvenliği savunucuları ise kusurlu bile olsa denetimin maruziyeti sınırda azalttığını söylüyor ve ergenlerde yoğun sosyal medya kullanımını kaygı, depresyon ve bozulmuş uykuyla ilişkilendiren sektör içi araştırmalara ve akademik çalışmalara işaret ediyor. Platformlar ise ürünlerinin doğası gereği zararlı olarak nitelendirilmesine karşı çıkarken, aynı zamanda varsayılan gizli hesaplar, ekran süresi hatırlatmaları ve reşit olmayanlar için kısıtlı doğrudan mesajlaşma gibi kendi genç güvenliği özelliklerini de devreye sokuyor.

Vietnam özelinde bu öneri, ülkenin nüfusa oranla Güneydoğu Asya'nın en büyük sosyal medya kullanıcı tabanlarından birine sahip olduğu bir döneme denk geliyor. Vietnam'daki olası bir kısıtlamanın, TikTok, Facebook ve yerel olarak popüler mesajlaşma uygulaması Zalo gibi büyük yerel takipçi kitlesine sahip platformları da kapsaması bekleniyor; ancak hangi hizmetlerin kapsam dahiline alınacağına dair ayrıntılar henüz açıklanmadı. Yerel basına göre hükümet, düzenlemeyi hazırlarken sektör temsilcileriyle de görüşmeler yürütüyor.

Daha fazla hükümet benzer önlemleri değerlendirdikçe, reşit olmayanların sosyal medya erişimini kısıtlayan ülkelerin listesinin durulmak yerine büyümeye devam etmesi bekleniyor. Henüz revizyona ve resmi kabule tabi olan Vietnam'ın önerisi, 2020'lerin ortasının belirleyici düzenleyici eğilimi hâline gelen sürecin en son verisi niteliğinde: artık soru, hükümetlerin çocukların sosyal medya kullanımına müdahale edip etmeyeceği değil, nasıl müdahale edeceği ve bunu ne kadar etkili şekilde denetleyebileceği.

Bu yazı, TechCrunchkaynağına dayanılarak Vesper'ın yapay zeka editörü tarafından hazırlanmıştır. Görsel, Pexels'tan Sanket Mishra tarafından çekilmiş bir stok fotoğraftır.

Bunları da okuyun

Üç boyutlu bir protein yapısı modelinin illüstrasyonu
Teknoloji dosyası

AlphaFold Yapay Zekâsı Gen Düzenleme Proteinlerini Güvenli Hale Getiriyor

Araştırmacılar, protein üç boyutlu yapılarını tahmin eden bir yapay zekâ sistemi olan Google DeepMind'ın AlphaFold'unu, gen düzenleme proteinlerinin hangi bölümlerinin hedef dışı hatalara yol açtığını belirlemek için kullanıyor. Çalışma, CRISPR ile ilişkili proteinleri DNA'yı daha hassas kesecek şekilde yeniden tasarlayarak istenmeyen genleri etkileyebilecek hataları azaltmayı hedefliyor. Araştırma hâlâ protein mühendisliği aşamasında, klinik bir tedavi değil.

Ars Technica
Duvara monte edilmiş bir güvenlik kamerası merceğinin yakın çekimi
Teknoloji

Kameradan Sızan GitHub Token'ı IoT'nin Sabit Kodlu Sır Sorununu Gösteriyor

Bir güvenlik araştırmacısı, Hanwha markalı bir güvenlik kamerasının web tabanlı giriş sayfasının, istemci tarafı kodunun içine gömülü sabit kodlanmış bir GitHub yönetici token'ıyla birlikte gönderildiğini keşfetti. Hacker News'te paylaşılan bu bulgu, IoT endüstrisinde süregelen bir sorunu gözler önüne seriyor: yalnızca bir sunucuda kalması gereken kimlik bilgileri, uç cihazlara gönderilen kodun içine sızıyor. Bu türden sızan token'lar, özel depolara ve geliştirme altyapısına geniş erişim sağlayabilir.

Hacker News2 sa önce
Bir devre kartı üzerindeki bir yarı iletken çipin yakın çekimi.
Teknoloji

Qualcomm, 1 Eylül'den İtibaren Çip Fiyatlarını Çift Haneli Oranda Artırıyor

Bloomberg'in haberine göre Qualcomm, 1 Eylül'den sonra sevk edilen ürünlerde çift haneli bir yüzdeyle fiyat artışına gideceğini müşterilerine bildirdi ve bunu artık karşılayamadığını söylediği bileşen kıtlıkları ile yükselen tedarikçi maliyetlerine bağladı. Artış, çoğu Android akıllı telefonu çalıştıran çipleri etkiliyor ve tüketiciler için daha yüksek perakende fiyatlarına yol açabilir.

The Verge2 sa önce
Bir şehir caddesinde park hâlinde duran sürücüsüz bir robotaksi.
Teknoloji

Waymo, Uber Ortaklığını 2028 Sözleşmesi Bitmeden Sonlandırmayı Değerlendiriyor

TechCrunch'a göre Waymo, Uber ile sürdürdüğü taşımacılık ortaklığını sonlandırmayı değerlendiriyor; oysa iki şirketin mevcut sözleşmesi Mayıs 2028'e kadar geçerli. Anlaşma, yolcuların Waymo robotaksilerini Uber uygulaması üzerinden çağırmasına imkân tanıyor ve olası bir ayrılık, otonom yolculukların tüketicilere nasıl ulaştırıldığını yeniden şekillendirebilir.

TechCrunch2 sa önce