Piyasalar
USD/TRY45.38 0.04%EUR/TRY53.41 0.10%GBP/TRY61.69 0.08%CHF/TRY58.35 0.13%JPY/TRY0.2894 0.01%Gram Altın6809.69 ₺ 0.04%BTC/TRY3,677,046 0.30%ETH/TRY105,819 0.37%
Teknoloji

Bir buzulun erimesi 500 metre yüksekliğinde tsunamiye yol açtı: turizmin yoğun olduğu fiyortta heyelan

Ars Technica4 sa önce
Grönland'da dik kayalıklarla çevrili bir buzul fiyort manzarası
Photo: ArtHouse Studio / Pexels

Eylül 2023'te Grönland'ın doğu kıyısındaki Dickson Fjord'da yaşanan bir heyelan, dünyanın bugüne kadar belgelenen en yüksek tsunami dalgalarından birini oluşturdu. Olayın detayları, Nature dergisinde Mayıs 2026 başında yayımlanan bir araştırmada açıklığa kavuştu. Dalganın yüksekliği, 500 metreye ulaştı; bu, kıyıdaki sera benzeri dik fiyort duvarlarına çarptıktan sonra ölçülen değer. Karşılaştırma için: 2004 Hint Okyanusu tsunamisi en yüksek noktada yaklaşık 35 metre yüksekliğindeydi.

Kopenhag Üniversitesi'nin başkanlığındaki uluslararası araştırma ekibi, Dickson Fjord'daki olayı bir buzulun hızla erimesine bağlı dramatik bir zincirleme reaksiyon olarak tanımlıyor. Çalışmanın baş araştırmacısı Profesör Kristian Svennevig, Ars Technica'ya verdiği görüşmede, "Olay bizim için bir buzul-kıyı sistem etkileşiminin yeni bir kategorisini ortaya çıkardı. Bir buzulun erimesi, sadece deniz seviyesini değil, doğrudan kıyı kararlılığını da etkiliyor" dedi. Olayda yaklaşık 25 milyon metreküp toprak parçası dağ yamacından koparak fiyord sularına düştü.

Dickson Fjord, 70 km uzunluğunda ve ortalama 800 metre genişliğinde bir tabiat oluşumu. Kıyıdaki dağlar bin metreyi aşan yükseklik gösteriyor. Doğal koşulların sertliğine rağmen bu fiyort, yaz aylarında günde yaklaşık 800 turistin uğradığı bir cruise gemisi rota merkezi. Atlas Obscura'nın belgelediği gibi, fiyort 2020'lerden itibaren Grönland'ın "buzul turizm dönüşümü" gündemindeki en önemli noktalardan biri. Olay sırasında fiyortta 3 cruise gemisi vardı; ancak hızlı kaçış manevralarıyla hiçbir gemi doğrudan etkilenmedi. Yaşanan dalga, yerinde 75 saat boyunca su seviyesi salınımları yarattı ve bu salınımlar Grönland boyunca sismik istasyonlar tarafından kaydedildi.

Araştırma ekibi, olayın nedensel zincirini şu şekilde özetledi: Dickson Fjord kıyısındaki Dickson Buzulu, son 30 yılda kütlesinin yüzde 73'ünü kaybetti. Buzulun çekilmesi, kıyıdaki donmuş toprak (permafrost) tabakasının kararlılığını bozdu. 2023 yılındaki olağandışı sıcak yaz, permafrost'un en üst tabakasını yumuşattı. Yamacın 25 milyon metreküplük bir parçası, yer çekimi etkisiyle kopup fiyord sularına düştü; düşüş hızı saatte 200 km'yi aştı. Su sütununa olan bu enerji aktarımı, 500 m yüksekliğinde başlangıç dalgası oluşturdu.

Dalganın özellikleri sıra dışı. Tipik tsunami dalgaları yatay hareket eder; Dickson Fjord'daki dalga ise fiyortun dar yapısı nedeniyle yatay olarak hareket edemedi ve dik kıyı duvarlarına çarptı. Bu çarpışma, dalganın enerjisinin büyük bölümünü kıyıdaki kayalara aktardı; dağdaki kaya yüzeylerinde 200 metre yüksekliğe kadar erozyon izleri belgelendi. Araştırmacılar, fiyort dipi sedimanlarını inceleyerek dalganın akıntı hızının 12 saat boyunca saatte 50 km'nin üzerinde olduğunu tespit etti.

Carbridge Üniversitesi'nden iklim bilimci Dr Bryony Hughes, çalışmanın küresel önemini şöyle özetledi: "Bu olay, iklim değişikliğinin yeni bir afet kategorisi yarattığını gösteriyor: buzul-tetikli mega-heyelanlar. Grönland, Alaska, Norveç fiyortları, Patagonya gibi bölgeler için yeni bir risk modeli geliştirmemiz gerekiyor." Hughes'a göre Dickson Fjord'daki olayın benzeri, önümüzdeki 50 yılda en az 12 farklı bölgede yaşanabilir.

Çalışmanın yayımı, küresel sismik gözlemler için de önemli sonuçlar doğurdu. Olay sırasında, dünyanın her köşesinde sismik istasyonlar 7 günden uzun süreyle 10.88 milihertz frekansında bir titreşim kaydetti. İlk başta bilimciler bu titreşimi bir doğa olayına bağlamakta zorlandılar; çünkü 10.88 mHz titreşimi yer çapındaki bilinen herhangi bir kaynağa uymuyordu. Araştırma, titreşimin Dickson Fjord'daki dalganın fiyort içinde "seiche" (göl dalgası) şeklinde sürekli salınmasının yarattığı bir rezonans frekansı olduğunu kanıtladı.

Grönland yetkilileri, olaydan sonra ülkenin cruise gemisi rota düzenlemelerini yeniden değerlendirdi. Grönland Çevre Bakanı Mariane Paviasen, açıklamasında 28 fiyord için "buzul-yamaç stabilitesi risk değerlendirmesi" başlatıldığını duyurdu. Değerlendirmenin sonuçlarına göre, cruise gemisi rotalarında değişiklikler yapılacak; özellikle yaz aylarındaki ulaşım planları, buzul erime hızını izleyen bir radar sistemine bağlı olarak belirlenecek. Sistemin 2027 yılında devreye girmesi planlanıyor; toplam yatırım 47 milyon kron olarak öngörülüyor.

Silamiut Fiyordu (Norveç), Tracy Arm (Alaska) ve Punta Arenas (Şili) gibi başka turistik fiyort yerleri de Dickson Fjord olayı sonrasında benzer değerlendirmeler başlattı. Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nın (UNEP) ön incelemesinde, dünya genelinde 89 fiyord lokasyonunun "yüksek risk" kategorisinde olduğu belirtildi. UNEP'in raporu, fiyortların buzul erimesi yoluyla heyelan oluşturma kapasitesinin önümüzdeki 30 yıllık süreçte üç ila beş kat artacağını öngörüyor.

Dickson Fjord olayının uluslararası bilim camiası üzerindeki etkisi devam ediyor. Olay, IPCC'nin (Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli) 2027 değerlendirme raporunda "glacial-coastal cascading hazards" (buzul-kıyı zincirleme afetleri) başlığı altında ayrı bir bölüme yer alacak. Bu yeni kategorinin tanımlanması, iklim değişikliğinin etkileri için risk modellemesinde önemli bir değişim. Profesör Svennevig'in sözleriyle: "500 metrelik bir dalga, buzul erimesinin sadece sahil çizgisini ne kadar değiştireceğine değil, çıplak gözle göremediğimiz yer altı süreçlerine de işaret ediyor."

Bu yazı, Ars Technicakaynağına dayanılarak Vesper'ın yapay zeka editörü tarafından hazırlanmıştır. Görsel, Pexels'tan ArtHouse Studio tarafından çekilmiş bir stok fotoğraftır.