Terlik ve sandaletler: bazı yaz ayakkabıları ayaklarınıza neden zarar verebilir?

Yaz gardıropları terlik ve sandaletlerle dolup taşıyor, ancak ayak sağlığı uzmanları bu hafif ayakkabıların her zaman ayaklara iyi davranmadığını söylüyor. Podologlar uzun süredir düz tabanlı ve topuksuz sandaletleri; topuk ağrısı, kabarcıklar ve tendon zorlanmasının mevsimlik bir kaynağı olarak işaret ediyor ve terlik satışları her yaz zirveye çıktığında bu uyarı yeniden gündeme geliyor.
Sorun, bu sandaletlerin ayakta nasıl durduğuyla başlıyor. Topuk etrafında hiçbir kayış olmadığı için, her adımda parmakların terliği kaymadan tutabilmek amacıyla hafifçe kıvrılıp kavraması gerekiyor. Bir yürüyüş boyunca binlerce kez tekrarlanan bu kavrama hareketi, sürekli ve aktif çalışmaya uygun olmayan ayak ve alt bacaktaki küçük kas ve tendonları yoruyor.
Günler veya haftalar içinde bu ek zorlanma, ayak tabanı boyunca uzanan doku şeridi olan plantar fasyayı tahriş edebiliyor ve bu da plantar fasya iltihabıyla ilişkilendirilen bıçak gibi topuk ağrısına yol açabiliyor. Özellikle tamamen düz ve desteksiz tabanlı terliklerde, bu durum aşil tendonunu ve ayak parmaklarındaki küçük fleksör tendonları da tahriş edebiliyor.
İnce ve düz tabanların ikinci bir sorunu var: çok az yastıklama veya kavis desteği sağlıyorlar, bu nedenle her adımın etkisi ayak, ayak bileği ve diz eklemlerine daha doğrudan aktarılıyor. Podologlar bunun, plajdan denize kısa bir yürüyüşten çok, saatlerce yürüyen veya ayakta duran kişiler için en büyük risk olduğunu söylüyor.
Açık arkalı ve topuksuz tasarımlar ayağı daha da açıkta bırakıyor. Kapalı bir burun veya yan panel olmadığında ayaklar çarpma, kesik ve güneş yanığına karşı daha savunmasız hale geliyor; topuğun sert tabana sürekli sürtünmesi de cildin kuruyup çatlamasına yol açabiliyor.
Bütün bunlar her sandaletin sağlığa zararlı olduğu anlamına gelmiyor. Uzmanlar, ucuz ve tamamen düz minimal terlikleri; kavisli bir taban, belirgin bir ayak kavis desteği ve topuğu ya da ayak bileğini sabitleyen bir kayışla üretilen daha destekleyici sandaletlerden ayırıyor. Bu özellikler basıncı ayak üzerinde daha dengeli yayıyor ve parmakların kavrama ihtiyacını azaltıyor.
Mağazada basit kontroller alışverişçilere farkı anlamada yardımcı olabilir. Bir sandalet yalnızca parmak ucunda değil ortasından da kolayca ikiye bükülüyorsa, genellikle kavisi destekleyecek yapıdan yoksundur. Başparmağı tabana bastırıp geri yaylanıp yaylanmadığını kontrol etmek de yastıklama için kaba bir test sayılıyor.
Sandaletlerin nasıl kullanıldığı, tasarımı kadar önemli. Podologlar genellikle çok düz ve minimal sandaletleri havuza veya plaja kısa yürüyüşler gibi kısa çıkışlar için ayırmayı, tam gün gezi, alışveriş veya işte ayakta durmak için ise daha yapılandırılmış ayakkabılara geçmeyi öneriyor.
Diyabet, plantar fasiit veya kavis yamukluğu gibi mevcut ayak sorunları olan kişilerin, desteksiz sandaletlere karşı daha dikkatli olmaları genellikle tavsiye ediliyor; çünkü azalan yastıklama ve kavrama mevcut ağrıyı kötüleştirebilir, diyabet hastalarında ise fark edilmeyen kesik ve kabarcık riskini artırabilir. Mevsimlik tavsiye özetle sandaletlerden vazgeçmek değil, onları bilinçli seçip kullanmak: en düz ve en ucuz terlikleri kısa süreli giyim için ayırın, uzun günler için kavis desteği ve sabitlenmiş topuklu modelleri tercih edin ve topuk veya kavis ağrısı birkaç haftadan fazla sürerse bir podologa başvurun.
Bunları da okuyun

Kilo geri alımı: beyniniz neden kaybettiğiniz kiloları geri kazanmaya çalışır?
Kilo vermek yalnızca irade meselesi değildir: insan beyni, kıtlık dönemlerinde vücut yağını korumak üzere evrimleşmiş ve önceki daha yüksek kiloyu "yeni normal" olarak değerlendirebiliyor. Bu biyolojik "hafıza", kilo verdikten sonra açlık hissini artırıp enerji kullanımını azaltarak birçok kişinin diyet sonrası neden kilo aldığını açıklıyor. Wegovy ve Mounjaro gibi ilaçların işe yaramasının bir nedeni de iştah sinyallerini baskılamaları, ancak tedavi durduğunda bu etkinin zayıflayabilmesi.

Ebola salgını: Doğu Kongo'daki en hızlı büyüyen salgında ölü sayısı 1.700'ü geçti
Ebola virüsü, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin doğusunda 1.700'den fazla kişinin ölümüne yol açtı; STAT News bu salgını hastalığın kayıtlara geçen en hızlı büyüyen salgını olarak tanımlıyor. Virüs, enfekte kişilerin veya hayvanların vücut sıvılarıyla doğrudan temas yoluyla yayılıyor ve DRC, 1976'dan bu yana herhangi bir ülkeden daha fazla Ebola salgını yaşadı. Sağlık yetkilileri, aşı erişimini hızlandırmayı ve tedavi kapasitesini artırmayı öncelik olarak görüyor.

Cyclospora salgını: CDC soruşturmasının 15 eyalete yayılması neden önemli
ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'nin (CDC), bilinen en büyük cyclosporiasis salgınının soruşturma kapsamını 15 eyalete genişlettiği bildiriliyor; bu bilgi Washington Post'un konuya yakın üç kişiye dayandırdığı bir habere göre aktarılıyor. Genişleme, Michigan'ın hastalıkla bağlantılı ilk iki ABD ölümünü bildirmesinin ardından geldi. Cyclospora cayetanensis parazitinin genellikle kontamine taze ürünler yoluyla yayıldığı ve haftalarca sürebilen sulu ishale neden olduğu biliniyor.

Koşuya alternatif: eklemlere zarar vermeyen 6 kardiyo egzersizi
Koşu son yıllarda büyük bir popülerlik patlaması yaşadı, ancak eklem ağrısı olan veya asfaltta koşmayı sevmeyen herkes için düşük etkili kardiyo seçenekleri aynı faydayı sunabilir. Yüzme, bisiklet, kürek çekme, eliptik bisiklet ve su cimnastiği, eklemleri zorlamadan kalp atış hızını yükseltiyor. Uzmanlar, hangi egzersiz seçilirse seçilsin ısınma ve kuvvet antrenmanının önemli olduğunu söylüyor.

Gastroşizis ameliyatı: doktorlar bir bebeğin organlarını doğumdan önce nasıl onardı
Theo adlı bebek, karın duvarındaki bir açıklık nedeniyle bağırsakların rahim içinde vücut dışında geliştiği bir durum olan karmaşık gastroşizisi düzeltmek için rahimde ameliyat edilen ilk İngiliz bebeği oldu. Ameliyat, öncü bir klinik deneyin parçası olarak gerçekleştirildi ve doğum sonrası yapılan geleneksel onarımdan önce hasarı sınırlamayı hedefliyor. Uzmanlar, yaklaşımın daha geniş çapta önerilmeden önce daha fazla değerlendirmeye ihtiyacı olduğunu söylüyor.