NHS, enjekte edilebilir kanser tedavisini yayıyor: tedavi süresi 30 dakikaya iniyor

NHS England, atezolizumab adlı kanser immünoterapisinin enjekte edilebilir formunu İngiltere genelinde 50 hastane bölgesine yaymaya başladığını duyurdu. BBC'nin aktardığına göre yeni format, mevcut intravenöz formun aldığı 60-90 dakikalık tedavi süresini yaklaşık 30 dakikaya indiriyor. Bu, hem hasta deneyimi hem de hastane kapasitesi açısından önemli bir değişim anlamına geliyor.
Atezolizumab, PD-L1 yolağını hedefleyen bir bağışıklık kontrol noktası inhibitörü. Akciğer, mesane ve karaciğer kanseri gibi belirli kanser türlerinin tedavisinde kullanılıyor. İlacın enjekte edilebilir formu, Avrupa İlaç Ajansı (EMA) tarafından 2024 yılında onaylanmıştı; ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) ise aynı yıl ABD pazarına girişine izin vermişti.
NHS England'ın yayımladığı tahmine göre, yeni format yıllık 10.000'in üzerinde hastayı doğrudan etkileyecek. Bu hastalar, intravenöz formunda hastanede dört ila beş saat geçirmek zorunda kalırken yeni formatla yaklaşık iki saat içinde tedavi sonrası gözlem dahil çıkış yapabilecekler. Hesaplamaya göre toplam tasarruf yılda 200.000 hasta günü düzeyinde.
İlk uygulama, Manchester, Birmingham, Leeds ve Newcastle gibi büyük kanser merkezlerinde başlayacak. Önümüzdeki altı ay içinde dağıtımın İngiltere'nin diğer bölgelerine genişlemesi bekleniyor. NHS Wales ve NHS Scotland'ın da benzer bir geçişe hazırlandığı belirtildi, ancak resmi takvim henüz açıklanmadı.
Professor Peter Johnson, NHS England'ın kanser direktörü, BBC'ye yaptığı açıklamada "Bu enjekte edilebilir form, hem hasta deneyimini daha az invaziv hale getiriyor hem de hastanelerimizin kapasitesini diğer hastalar için açıyor," dedi. Johnson, infüzyon sürelerinin azalmasının dijital randevu yönetimi yatırımlarıyla birleştiğinde kanser merkezlerindeki bekleme sürelerini de azaltacağını söyledi.
İlacın enjekte edilebilir formu, yan etki profili açısından intravenöz formuyla genel olarak benzer. Yapılan klinik çalışmalarda hafif yorgunluk, enjeksiyon bölgesinde lokal reaksiyonlar ve nadiren immün sistem ilişkili olaylar gözlemlendi. Ciddi yan etkiler intravenöz formda görülen oranlarla aynı seviyede kaldı. Hastalar tedavinin başlangıcında yine de hastane ortamında gözlemleniyor.
Macmillan Cancer Support'tan Dr Karis Betts, BBC'ye verdiği değerlendirmede yeni formatın özellikle uzun mesafede yaşayan veya bakım sorumluluğu olan hastalar için kayda değer bir fark yaratacağını söyledi. "İki ile dört saat arasında farkın gündelik yaşamda nasıl yansıdığı, çoğu sağlık planlamacısının hesaplama bile yapmadığı bir konu," dedi.
Maliyet tarafında yeni formatın tek doz bazında benzer fiyat seviyesinde olduğu belirtildi. Ancak NHS England'ın hesaplamalarına göre, daha az hemşire saati ve daha az hastane yatak işgali gibi dolaylı tasarruflar tedavinin toplam mali yükünü yıllık 35 milyon sterlin azaltıyor. Bu tasarruf, diğer ilaç bütçesi alanlarına aktarılacak.
İlacın üreticisi Roche, yeni formun tasarımı hakkında BBC'ye yazılı yorum verdi. Şirketin temsilcisi, enjeksiyonun deri altı yağ dokusuna yapılan uygulamanın ilacı yavaş yavaş kana saldığını ve bu sayede aynı etkili konsantrasyonun korunabildiğini açıkladı. İlacın depolama ve taşıma koşulları intravenöz formuyla aynı kaldığı için ek lojistik gereksinim de oluşmuyor.
Önümüzdeki yıllarda enjekte edilebilir formatın diğer immünoterapi ilaçlarına yayılması beklenir. Pembrolizumab gibi benzer profile sahip ilaçların enjekte edilebilir formuna yönelik klinik çalışmalar şu anda Faz 3 düzeyinde. BBC'nin haberinde, NHS'in bu geçişi öncüleyerek diğer ülkeler için bir model oluşturabileceği belirtildi.