Yeniden tasarlanan Akdeniz diyeti, tip 2 diyabet riskini yüzde 31 azaltıyor

Yeni yayınlanan büyük ölçekli bir gözlemsel araştırmaya göre, Akdeniz diyetinin daha bitki ağırlıklı bir versiyonu, tip 2 diyabet gelişimi riskini yüzde 31 oranında azaltıyor. Bulgular Science Daily'nin aktardığı çalışmadan derlendi ve diyetetik araştırmalarda son yıllardaki en güçlü sayısal etkiyi temsil ediyor.
Çalışma 16.000 yetişkini kapsadı ve yedi yıl boyunca izledi. Katılımcıların başlangıç yaş aralığı 40-65, BMI ortalaması 27.4 idi ve hiçbiri çalışmanın başında tip 2 diyabet tanısı almamıştı. Araştırma süresince 1.247 yeni tanı kaydedildi.
Geleneksel Akdeniz diyeti tanımına kıyasla, çalışmadaki yeniden tasarlanan beslenme planı baklagiller, tam tahıl, yeşil yapraklı sebzeler ve yağlı balık tüketimini orantısal olarak daha yukarıya çekti; kırmızı et ve şarap tüketimini ise belirgin biçimde aşağıya itti.
Researchers tarafından "Daha çok bitki, daha az tabak" başlığıyla özetlenen yaklaşım, geleneksel zeytinyağı temelini korudu ancak günlük öğünlerde sebze çeşit sayısının arttırılmasını önerdi. Çalışma protokolüne göre haftada en az iki kez yağlı balık tüketimi vurgulandı.
Baş yazar Dr. Maria Rosario Carmona, bulguları değerlendirirken "Buradaki çıkarım çok net: küçük tabak düzenlemeleri büyük metabolik etkilere yol açabiliyor. Yedi yıllık süreçte yüzde 31'lik göreceli risk azalması, hem klinik hem halk sağlığı açısından önemli" dedi.
Çalışmadaki risk azalması özellikle BMI 28 üzeri gruplarda belirgindi. Bu gruptaki katılımcılarda yeni tanı insidansı 1.000 kişi-yıl başına 14.2 iken, kontrol grubunda aynı rakam 20.6 olarak ölçüldü.
Mekanik açıdan, araştırmacılar düşük glisemik endeksli besinlerin insülin direnci üzerindeki etkisine değindi. Aynı zamanda yağlı balıklardaki omega-3 yağ asitlerinin pankreas beta hücreleri üzerinde koruyucu bir mekanizma sergilediği vurgulandı, ancak bu bağıntı henüz nedensellikle desteklenmedi.
Çalışmanın bağımsız değerlendirmesini yapan Avrupa Diyabet Çalışma Derneği (EASD) bilimsel komite üyesi Prof. Helene Almqvist, "Bu çalışma, beslenme müdahalelerinin metformin ile karşılaştırılabilir etki büyüklüğüne ulaşabileceğine dair önemli bir kanıt" yorumunu yaptı.
Kısıtlamalar da rapor edilmedi değil. Katılımcı havuzunun yüzde 86'sı Avrupa kökenliydi ve etnik çeşitliliğin sınırlı olması, sonuçların küresel ölçekte genelleştirilmesi konusunda dikkat gerektiriyor. Ayrıca öz-bildirim verisi nedeniyle beslenme alımı ölçümünde ölçüm hatası olabileceği belirtildi.
Çalışma, BMJ'nin Mayıs 2026 sayısında yayımlandı. Klinik kılavuzlara olası yansımaları ise henüz değerlendirilme aşamasında. EASD önümüzdeki Eylül kongresinde diyetik tavsiyelerde olası bir güncelleme tartışacağını duyurdu.