Sekiz haftada geliştirilen Ebola aşısı İngiltere'de insan denemelerine başlıyor

Britanya'nın ilaç ve sağlık ürünleri düzenleme kurumu, deneysel bir Ebola aşısının sağlıklı gönüllüler üzerinde test edilmesine onay verdi. Aşının en dikkat çekici yönü, geliştirme süresi: tasarımdan üretime kadar geçen süre sadece sekiz hafta sürdü. Bu, geleneksel aşı geliştirme takvimlerine kıyasla çarpıcı bir hızlanmaya işaret ediyor.
Geçmişte Ebola'ya karşı ilk onaylı aşı olan Ervebo'nun geliştirilmesi, 2014-2016 Batı Afrika salgınının ardından yıllar sürmüştü. O dönemde binlerce kişi hayatını kaybetmiş, aşı ancak salgın büyük ölçüde sona erdikten sonra kullanıma girebilmişti. Yeni denemenin arkasındaki ekipler, bu gecikmenin bir daha yaşanmaması gerektiğini savunuyor.
Aşı, hızlı müdahale amacıyla tasarlanan bir platform teknolojisi kullanılarak üretildi. Bu tür platformlar, bir patojenin genetik dizisi belirlendiği anda aşı adayının haftalar içinde üretilebilmesini sağlamayı hedefliyor. Covid-19 pandemisi sırasında mRNA aşılarında görülen hızlı geliştirme süreci, bu yaklaşımın ilham kaynaklarından biri olarak gösteriliyor.
Denemenin ilk aşamasında, aşı yalnızca güvenlik ve bağışıklık tepkisi açısından değerlendirilecek. Sağlıklı yetişkin gönüllülere düşük dozlarda uygulanacak aşı, vücudun nasıl tepki verdiği izlenerek yakından takip edilecek. Bu aşamada aşının Ebola'ya karşı koruma sağlayıp sağlamadığı henüz test edilmeyecek; bu, sonraki denemelerin konusu olacak.
Uzmanlar, hızlı geliştirilen aşıların güvenlik standartlarından ödün vermediğini vurguluyor. Denetim süreçleri aynı kalırken, geliştirme aşamasındaki bürokratik ve lojistik gecikmelerin azaltıldığı belirtiliyor. Düzenleyici kurum, olağan onay kriterlerinin tam olarak uygulandığını, sadece sürecin paralel yürütüldüğünü açıkladı.
Aşının geliştirilmesi, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin doğusunda devam eden bir Ebola salgınının gölgesinde gerçekleşiyor. Bölgedeki salgın, çatışma bölgelerine erişim güçlükleri ve sağlık çalışanlarına yönelik saldırılar nedeniyle yayılmaya devam ediyor. Yeni nesil aşı teknolojilerinin, gelecekteki benzer krizlerde daha hızlı devreye girebileceği umuluyor.
Salgın hastalıklara karşı küresel hazırlığı geliştirmeyi amaçlayan uluslararası girişimler, salgın başlangıcından itibaren 100 gün içinde güvenli bir aşı üretme hedefini defalarca dile getirdi. Bu deneme, söz konusu hedefe ne kadar yaklaşılabileceğinin somut bir testi olarak görülüyor.
Bilim insanları yine de temkinli. Erken aşamadaki bir aşının güvenli ve etkili olduğu kanıtlanana kadar geçecek süre, genellikle yıllar alabiliyor. Hızlı üretim, denemenin hızını artırsa da, insanlarda uzun vadeli etkinlik ve güvenlik verileri toplanana kadar aşının yaygın kullanıma sunulması söz konusu değil.
Gönüllülerin katıldığı çalışma, Londra'daki bir klinik araştırma merkezinde yürütülüyor. Katılımcılar düzenli aralıklarla kan testlerinden geçirilecek ve olası yan etkiler yakından izlenecek. Araştırmacılar, ilk sonuçların önümüzdeki aylarda değerlendirilmeye başlanacağını belirtti.
Deneme başarılı olursa, aynı hızlı geliştirme platformunun başka patojenlere karşı da uyarlanabileceği düşünülüyor. Araştırmacılar bunu, yalnızca tek bir aşı projesi değil, gelecekteki salgınlara karşı genel bir hazırlık stratejisinin kanıtı olarak sunuyor.
Bunları da okuyun

İkizler Nancy ve Margo: Rahimde yapılan ameliyat nasıl hayat kurtardı
Dünyada bir ilk olan tıbbi deneme kapsamında, tek yumurta ikizleri Nancy ve Margo, henüz anne karnındayken uygulanan bir prosedürle nadir görülen bir gebelik komplikasyonundan kurtarıldı. Vaka, doğum öncesi cerrahinin sınırlarını genişleten bir örnek olarak öne çıkıyor.

Acı biber kanser riskini artırır mı? Yeni araştırma ne diyor
Kapsamlı bir inceleme, en fazla acı biber tüketen kişilerde yemek borusu kanseri riskinin belirgin şekilde daha yüksek olduğunu buldu. Araştırmacılar bunun kesin bir neden-sonuç ilişkisi olmadığını, orta düzey tüketimin etkisinin ise hâlâ belirsiz olduğunu vurguluyor.

Diş eti hastalığı ve kalp kapakçığı riski: Araştırmalar hangi bağlantıyı buldu?
Araştırmacılar, diş eti hastalığıyla ilişkili bakterilerin, kalp kapakçığında kireçlenmeye yol açan iltihabı tetikleyebileceğini buldu. Bulgular, ağız sağlığının kalp sağlığıyla bağlantısına dair kanıtları güçlendiriyor.

Okul çevresinde fast food yasağı: Çocuk obezitesiyle mücadelede neden önemli?
İngiltere'de bir parlamento komitesi, okulların yakınında yeni fast food dükkânlarının açılmasını yasaklamayı ve reklam kurallarını sıkılaştırmayı önerdi. Öneri, çocuk obezitesinin ülkeye yılda milyarlarca sterlin maliyeti olduğu tahminine dayanıyor.

Yenidoğan K vitamini iğnesi: Neden yapılır, reddedilirse ne olur?
Doğumdan hemen sonra bebeklere uygulanan K vitamini iğnesi, nadir ama ölümcül olabilen bir kanama bozukluğuna karşı koruma sağlıyor. Son yıllarda artan sayıda ebeveynin iğneyi reddetmesi, doktorları bu kararın taşıdığı riskleri yeniden anlatmaya itiyor.