26 Haziran 1945: Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın imzalanması

26 Haziran 1945'te, San Francisco'da toplanan 50 ülkenin temsilcileri Birleşmiş Milletler Antlaşması'nı imzaladı. Bu belge, İkinci Dünya Savaşı'nın yıkımının ardından uluslararası barış ve iş birliğini kurumsallaştırmayı amaçlayan yeni bir küresel örgütün kurucu metni oldu.
İmza töreni, 25 Nisan'dan beri süren San Francisco Konferansı'nın (resmî adıyla Uluslararası Örgüt Üzerine Birleşmiş Milletler Konferansı) sonunda gerçekleşti. Konferans boyunca devletler, kurulacak örgütün yapısı, yetkileri ve ilkeleri üzerinde haftalarca müzakere etti. Antlaşma, bu müzakerelerin uzlaşıyla varılmış sonucuydu.
Birleşmiş Milletler fikri, savaş sırasında Müttefik devletler arasında şekillenmişti. Daha önceki Milletler Cemiyeti'nin İkinci Dünya Savaşı'nı önlemekteki başarısızlığı, devletleri daha güçlü mekanizmalara sahip yeni bir örgüt tasarlamaya yöneltti. "Birleşmiş Milletler" terimi de ilk kez savaş yıllarında, Mihver devletlerine karşı birlikte hareket eden ülkeleri tanımlamak için kullanılmıştı.
Antlaşma, örgütün temel amaçlarını açıkça ortaya koyuyordu: uluslararası barış ve güvenliği korumak, uluslar arasında dostça ilişkiler geliştirmek, ekonomik, toplumsal ve insani sorunların çözümünde iş birliğini teşvik etmek ve insan haklarına saygıyı yaygınlaştırmak. Bu amaçlar, belgenin giriş bölümünde "savaşın felaketinden gelecek kuşakları korumak" ifadesiyle özetlendi.
Metin aynı zamanda örgütün başlıca organlarını da tanımladı. Bunlar arasında tüm üye devletlerin temsil edildiği Genel Kurul, barış ve güvenlikten sorumlu Güvenlik Konseyi, Ekonomik ve Sosyal Konsey, Uluslararası Adalet Divanı ve örgütün idari işlerini yürüten Sekretarya yer alıyordu.
Güvenlik Konseyi'nin yapısı, antlaşmanın en çok tartışılan ve en belirleyici unsurlarından biriydi. Konseyin beş daimi üyesine — o dönemde Çin, Fransa, Sovyetler Birliği, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri — belirli kararlarda veto yetkisi tanındı. Bu düzenleme, büyük güçlerin örgüt içinde kalmasını sağlamayı amaçlarken, sonraki yıllarda Konsey kararları üzerinde önemli bir etki yaratacaktı.
Antlaşma 26 Haziran'da imzalandı, ancak yürürlüğe girmesi için üye devletlerin onayı gerekiyordu. Belge, daimi üyelerin tamamı ve diğer imzacı devletlerin çoğunluğu tarafından onaylandıktan sonra 24 Ekim 1945'te resmen yürürlüğe girdi. Bu nedenle 24 Ekim, bugün Birleşmiş Milletler Günü olarak anılıyor.
İmzacı ülkeler arasında o dönemin büyük güçlerinin yanı sıra çok sayıda küçük ve orta ölçekli devlet de yer alıyordu. Örgüt, kuruluşundan bu yana üye sayısını önemli ölçüde artırdı; özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısındaki sömürgesizleşme süreciyle birlikte birçok yeni bağımsız devlet BM'ye katıldı.
Tarihçiler, Birleşmiş Milletler Antlaşması'nı 20. yüzyılın uluslararası düzenini şekillendiren temel belgelerden biri olarak değerlendiriyor. Örgütün etkinliği ve sınırları zaman içinde farklı dönemlerde tartışılmış olsa da, antlaşmanın devletler arası ilişkileri kurallara bağlama girişimi, modern uluslararası hukukun gelişiminde önemli bir kilometre taşı olarak kabul ediliyor.
Bugün, imzalanmasının üzerinden onlarca yıl geçmiş olsa da, San Francisco'da kabul edilen bu metin, küresel diplomasinin çerçevesini büyük ölçüde belirlemeye devam ediyor. 26 Haziran 1945, savaş sonrası dünyada uluslararası iş birliğinin kurumsal temellerinin atıldığı gün olarak tarihe geçti.
Bunları da okuyun

Project Plowshare neydi? Doğal gaz çıkarmak için nükleer bomba kullanma fikrinin tarihi
1973'te Colorado'da, ABD Enerji Bakanlığı bir doğal gaz kuyusunda üç nükleer bomba patlattı. Bu deneme, nükleer patlamaları barışçıl mühendislik amaçlarıyla kullanmayı hedefleyen Project Plowshare programının bir parçasıydı. İşte bu programın hikâyesi.

Llangollen Hanımları kimdi? Gürcü dönemi toplumunu büyüleyen iki kadının hikâyesi
Eleanor Butler ve Sarah Ponsonby, 18. yüzyıl Galler'inde birlikte bir hayat kurarak ortak evleri ve birbirine bağlı yaşamlarıyla ün kazandı. "Llangollen Hanımları" olarak anılan ikili, Gürcü dönemi toplumunun hayranlığını ve merakını üzerine çekti.

Kore Savaşı başlıyor
25 Haziran 1950'de Kuzey Kore birlikleri 38. paraleli aşarak Güney'e girdi ve Soğuk Savaş'ın ilk silahlı çatışmasını başlattı. Üç yıl süren savaş milyonlarca cana mal oldu ve yarımadayı bugün hâlâ bölen bir ateşkesle — ama barış antlaşması olmadan — sona erdi.

Emma Goldman kimdi? Radikal bir düşünür ve eylemcinin hayatı
Emma Goldman, anarşizm, emek hakları ve ifade özgürlüğü üzerine yazıları ve konuşmalarıyla tanınan, 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başının en önde gelen ve en tartışmalı siyasi eylemcilerinden biriydi. Bu profil, bir HistoryExtra biyografik dosyasına dayanarak onun Rusya doğumlu bir göçmenden uluslararası izlenen bir figüre uzanan yolculuğunu izliyor.

Fin duman saunası: kadim bir yıkanma geleneği Finlandiya'da nasıl yaşıyor
Duman saunası ya da savusauna, yıkanma başlamadan önce odayı dumanla dolduran bacasız bir ateşle ısıtılan, Fin saunasının en eski biçimidir. UNESCO tarafından somut olmayan kültürel miras olarak tanınan bu uygulama, Hugon Savusaunat gibi mekânlarda yüzyıllık bir yaşam biçimine canlı bir bağ olarak yaşıyor.