Sağlık

Dünya Uğultusu: Onlarca yıldır çözülemeyen sesin açıklaması bulunmuş olabilir

Science Daily Health18 sa önce
Sessiz bir gecede loş ışıklı bir mahalle görüntüsü
Sessiz bir gecede loş ışıklı bir mahalle görüntüsüPhoto: Burak Argun / Pexels

Dünyanın dört bir yanında -İngiltere'nin Bristol kentinden Kanada'nın Windsor şehrine, Yeni Zelanda'dan Taos, New Mexico'ya kadar- binlerce insan aynı garip deneyimi paylaşıyor: geceleri, özellikle sessiz saatlerde duyulan, alçak, uğuldayan bir ses. Çoğu zaman bir jeneratör ya da uzaktan gelen bir motor sesi gibi tarif edilen bu fenomen, onlarca yıldır 'Uğultu' (The Hum) adıyla anılıyor.

Sorunun can alıcı noktası şu: bu sesi duyanların çoğunluğu için hiçbir dış kaynak tespit edilemiyor. Akustik mühendisleri, mikrofonlarla, sismograflarla ve özel frekans ölçüm cihazlarıyla defalarca bölgeleri tarasa da, sesin karşılık geldiği ölçülebilir bir dış titreşim bulunamıyor -ta ki şimdiye kadar.

Yeni bir araştırma, iki olası açıklamayı test etmek için tasarlandı. Birincisi, Uğultu'yu duyan kişilerin normalden daha hassas bir düşük frekans işitmesine sahip olabileceğiydi; ikincisi ise kulaklarının içinde, dışarıdan ölçülebilecek gerçek bir ses üretiyor olabilecekleriydi -otoakustik emisyonlar olarak bilinen bir fenomen.

Araştırmacılar, Uğultu'yu duyduğunu bildiren katılımcıları laboratuvar ortamında test etti: işitme eşiklerini hassas biçimde ölçtüler ve kulak kanallarına yerleştirdikleri mikrofonlarla kulaktan gerçekten bir ses çıkıp çıkmadığını araştırdılar. Sonuçlar her iki teoriyi de büyük ölçüde çürüttü -katılımcıların çoğunda ne anormal bir düşük frekans hassasiyeti ne de ölçülebilir bir kulak kaynaklı ses tespit edildi.

En güçlü ihtimal olarak öne çıkan açıklama ise düşük frekanslı tinnitus. Tinnitus, genellikle 'kulak çınlaması' olarak bilinir ve yüksek frekanslı bir ıslık sesi şeklinde deneyimlenir; ama araştırmacılara göre daha nadir bir varyant, alçak frekanslı bir uğultu ya da vınlama şeklinde ortaya çıkabiliyor -tam da Uğultu'yu duyanların tarif ettiği ses.

Bu açıklamanın önemi büyük, çünkü tinnitus dışsal değil, beynin işitme yollarındaki sinyal işlemesinden kaynaklanan içsel bir algı. Bu da Uğultu'nun neden bazı insanlar tarafından duyulup diğerleri tarafından duyulmadığını, neden gece sessizlikte daha belirgin hale geldiğini ve neden bir mikrofonla asla kaydedilemediğini açıklıyor.

Bu bulgu, Uğultu'yu yıllardır yaşayan insanlar için hem rahatlatıcı hem de hayal kırıklığı yaratan bir taraf taşıyor. Rahatlatıcı, çünkü artık 'hayal görüyorlar' ya da 'aşırı duyarlılar' denilerek göz ardı edilmiyorlar -yaşadıkları gerçek bir nörolojik fenomen. Hayal kırıklığı yaratan yanı ise, sorunun dışarıdan giderilebilecek bir kaynağı olmadığı için basit bir çözümün de bulunmaması.

Yine de araştırmacılar tüm vakaların aynı açıklamaya sahip olmadığını vurguluyor. Bazı 'Uğultu' kümelenmelerinde -örneğin belirli bir sanayi bölgesine yakın yerleşim yerlerinde- gerçek, düşük frekanslı endüstriyel titreşimlerin sorumlu olduğu daha önce doğrulanmıştı. Yeni çalışma, dış kaynağı olmayan vakaların çoğunluğu için geçerli bir açıklama sunuyor, ama her Uğultu iddiasının aynı kökene sahip olduğunu iddia etmiyor.

Sonuçlar aynı zamanda tinnitus araştırmalarına da katkı sağlıyor. Düşük frekanslı tinnitusun nasıl tetiklendiği ve neden bazı kişilerde diğerlerinden daha belirgin hale geldiği hâlâ tam olarak anlaşılmış değil; Uğultu vakalarının incelenmesi, bu daha geniş tinnitus tayfının haritalanmasına yardımcı olabilir.

Şimdilik binlerce kişi için tavsiye, sesin peşinden bir kaynak aramak yerine bir kulak burun boğaz uzmanına ya da odyoloğa başvurmak. Çünkü araştırmaya göre aranan ses, dışarıda değil, kulağın kendi içinde.

Bu yazı, Science Daily Healthkaynağına dayanılarak Vesper'ın yapay zeka editörü tarafından hazırlanmıştır. Görsel, Pexels'tan Burak Argun tarafından çekilmiş bir stok fotoğraftır.

Bunları da okuyun