İkinci Dünya Savaşı'nın gizli istihbarat darbesi: Britanya, Alman V2 roketini nasıl çaldı?

Mayıs 1944'te Polonya'nın doğusunda, Bug Nehri kıyısındaki bataklık bir alanda küçük bir grup Polonyalı direnişçi ve Britanya İstihbarat Servisi (MI6) ajanları, Almanya'nın yeni nesil balistik füze V2'nin parçalarını topladı. Bu, Müttefiklerin Nazi Almanyası'nın geliştirdiği uzun menzilli silahı ele geçirmesine olanak veren olayların başlangıcıydı.
V2, Wernher von Braun liderliğinde Peenemünde araştırma merkezinde geliştirilen, gerçek anlamda ilk modern balistik füzeydi. 14 metre uzunluğundaki, sıvı yakıtlı bu silah, 320 kilometreye kadar mesafeyi 5 dakikadan kısa sürede aşıp uçaksavar ve diğer savunma sistemleri tarafından ele alınamayan bir hızla hedefe çarpıyordu. Eylül 1944'ten itibaren Londra'ya 1.358 V2 fırlatıldı; 2.754 sivil hayatını kaybetti.
HistoryExtra'nın yeni podcast bölümünde anlatılan istihbarat operasyonu —kod adı «Wildhorn III»— V2'yi anlamak için kritik bir adımdı. Polonyalı direnişçiler, Mart 1944'te bir Alman test atışı yapıldıktan sonra patlamamış V2 parçalarını sakladı; Bug Nehri'nin Sovyet kontrolüne yakın kıyısında yaklaşık bir ton ekipmanı topladı.
MI6, parçaları Britanya'ya getirme görevini özel bir Dakota uçağına verdi. Operasyon 25 Temmuz 1944 gecesinde gerçekleşti: bir İngiliz uçağı, Polonya direnişinin sağladığı küçük bir geçici piste indi, V2 parçalarını ve teknik raporları aldı, geri uçtu. Yağmurlu hava ve Alman izleme uçaklarının baskısı, görevi neredeyse felakete dönüştürdü.
Getirilen parçalar Farnborough'daki Royal Aircraft Establishment'ta analiz edildi. Britanyalı bilim insanları, V2'nin sıvı oksijen ve etanol karışımı kullandığını, jiroskopik rehberlik sistemine sahip olduğunu ve Almanya'nın yıllar önce roket biliminde en az 5 yıl ileride olduğunu keşfetti. Bu bilgi, hem Müttefik bombalama önceliklerini hem de savaş sonrası roket programlarını şekillendirdi.
Savaşın sonu, V2 mühendislerinin akıbeti üzerine bir yarışa dönüştü. ABD ordusu, «Operation Paperclip» kapsamında von Braun dahil 1.600 Alman roket bilim insanını ABD'ye getirdi. Sovyetler de benzer bir operasyon yürüttü; Helmut Gröttrup gibi yüzlerce mühendisi Sovyet roket programına katmak için yakaladılar.
Von Braun, ABD'de Saturn V roketinin baş tasarımcısı oldu; 1969'da Neil Armstrong'u Ay'a taşıyan bu roket V2'nin doğrudan bir torunuydu. Sovyetler, ele geçirdikleri mühendislerle Sputnik'i (1957) ve ilk insanlı uzay uçuşunu (1961) gerçekleştirdi.
Britanya, V2 mühendislerini çekmekte ABD ve Sovyetler kadar başarılı olamadı. Ancak Farnborough'daki ilk analizler, İngiltere'nin Polaris denizaltı füzesi ve Black Arrow uydu fırlatma sistemleri için temel oluşturdu. Polonyalı direnişçilerin rolü ise Soğuk Savaş döneminde uzun yıllar boyunca gizli kaldı.
Historian Sara Mendelsohn'a göre Wildhorn III operasyonu, «savaş zamanı istihbarat tarihindeki en yaratıcı ve riskli operasyonlardan biri» olarak değerlendiriliyor. Polonya direnişinin V2 parçalarını saklamak için kullandığı çiftlik, bugün Sarnaki köyünde küçük bir müze.
V2'nin mirası ikili: bir yandan Nazi zorla çalıştırma kamplarında üretildiği için 9.000'den fazla işçinin öldüğü bir suç eseri, diğer yandan modern uzay çağının teknolojik temeli. Bu paradoks, von Braun'ın hayatı boyunca yanıtlayamadığı bir soru olarak kaldı ve bilim insanlarının savaş zamanı çalışmasına dair etik tartışmaları hâlâ besliyor.
Bunları da okuyun

Samothraki'deki Aziz Paul İskelesi: Hristiyanlığın Avrupa'ya ilk ayak izinin hikâyesi
Yunan adası Samothraki'nin kuzey kıyısındaki küçük taş iskele, geleneğe göre Aziz Paul'un Anadolu'dan Avrupa'ya geçtiği nokta. Atlas Obscura'nın seyahat günlüğü, bir dini efsane ile arkeolojik gerçeklik arasındaki örtüşmeyi anlatıyor.

Son 100 yılın en dramatik beş İngiliz başbakanı düşüşü
Birleşik Krallık'ta son yüzyılda hangi başbakan istifaları en sarsıcı oldu ve hangileri en uzun mirasları bıraktı? HistoryExtra'nın derlediği rehber, Chamberlain'den Thatcher'a, Eden'den May'e beş örnek olayı inceliyor.

Lüksemburg'un Altın Kadın'ı: Gëlle Fra anıtının yüz yıllık hikayesi ve 26 yıllık esrarengiz yokluğu
Lüksemburg'un sembolik anıtlarından biri olan Gëlle Fra — « Altın Kadın » — yüz yıldan eski bir anma sütununun tepesinde duruyor. Atlas Obscura'nın derlediği bu hikaye, anıtın 1923'teki dikilişinden Nazi tahribine, ortadan kaybolduğu 26 yıllık dönemden 1985 yeniden dikilişine kadar değişen anlamlarını anlatıyor.

Amerikan Devrimi gerçekten neyi başardı? Yeni cumhuriyet, kölelik ve dünya etkisi üzerine bir bakış
HistoryExtra'nın podcast bölümünde, University College London tarihçisi Adam IP Smith, Amerikan Devrimi'nin askeri stratejisini, savaşın eziyetli kampanyalarını ve devrimin küresel etkisini ele alıyor. « Devrim ne kazandı? » sorusunu, basit cevaplardan kaçınarak yanıtlıyor.

Babalığın tarihi: antik yasalardan modern psikanalize kadar yedi şaşırtıcı dönüm noktası
« Baba olmak » nasıl bir görev oldu, hangi yüzyıllarda nasıl değişti? HistoryExtra'nın derlediği yedi başlık, antik Roma yasalarından Sanayi Devrimi'nin değiştirdiği iş bölümüne, Freud'un baba kompleksinden modern babalık iznine kadar babalığın tarihindeki anahtar dönüm noktalarını anlatıyor.
