Aynı yağ ailesinin iki yüzü: birinin tip 2 diyabeti beslerken diğerinin onunla savaşması

Aynı yağ asit ailesi içindeki iki varyantın tip 2 diyabet riski üzerine zıt etkileri olduğu yeni bir çalışmada ortaya kondu. Science Daily'nin Cumartesi günü aktardığı bulgular, beslenme önerilerinin doymuş yağ tanımının ne kadar geniş olduğuna dair sorgulayıcı bir nüans getiriyor.
Çalışma, palmitik asit (C16:0) ve heptadekanoik asit (C17:0) olarak adlandırılan iki yağ asit varyantı arasındaki farka odaklandı. Her ikisi de doymuş yağ asitleri sınıfında yer alır ve süt ürünleri ile kırmızı et gibi gıdalarda bulunur. Çalışmanın baş yazarı Dr. Anastasia Karagiannis, Science Daily'ye verdiği yorumda « tüm doymuş yağları bir kategori olarak görmek, beslenme bilimi açısından artık sürdürülebilir bir tutum değil » dedi.
Çalışmada, ABD ve İngiltere'deki yaklaşık 12.500 yetişkin yedi yıl boyunca takip edildi. Katılımcıların serumlarındaki palmitik ve heptadekanoik asit seviyeleri, dietleri ve sağlık durumları düzenli olarak ölçüldü. Sonuçlar, palmitik asit seviyesinin yüksek olmasının T2D riskini yüzde 23 arttırdığını, buna karşılık heptadekanoik asit seviyesinin yüksek olmasının T2D riskini yüzde 28 azalttığını gösterdi.
Bu zıt etki, iki yağ asidinin metabolik yolaklardaki farklı işlevleriyle açıklanıyor. Palmitik asit, karaciğer ve kas hücrelerinde insülin reseptörlerinin işlevini bozarak insülin direncine katkı sağlar. Heptadekanoik asit ise, hayvan modeli çalışmalarında glukoz tolerans testlerini iyileştirdiği gösterildi.
Heptadekanoik asit, kırmızı et, tam yağlı süt ürünleri ve fermente süt ürünlerinde (yoğurt, bazı peynirler) doğal olarak bulunan tek karbon sayılı bir yağ asidi. Bu yağ asidinin, son on yıllarda azalttığımız tüm yağlı süt ürünleri tüketimi nedeniyle modern Batı diyetinde göreceli olarak az olduğu kaydedildi.
Çalışmanın klinik etkileri tartışmalı. Bazı beslenme uzmanları, sonuçların yağlı süt ürünleri tüketimini artırmak için bir gerekçe olabileceğini öne sürüyor. Diğerleri, kalp-damar hastalıkları riskinin de hesaba katılması gerektiğini, yağlı süt ürünleri tüketimini artırmanın ise potansiyel olarak başka sağlık sonuçları doğurabileceğini söylüyor.
American Diabetes Association uzmanı Dr. Jennifer Williams, Science Daily'ye yaptığı yorumda « bu, beslenme önerilerinin geleneksel yaklaşımının ötesine geçmesi gerektiğine dair büyüyen bir kanıt » dedi. Williams, geleneksel "doymuş yağı azalt" tavsiyesinin daha hassas bir biçimde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Çalışmanın bir başka bulgusu, heptadekanoik asit seviyelerinin diyetle alımdan ziyade bağırsak mikrobiyotası tarafından da üretiliyor olabileceği. Bağırsak bakterileri, alınan diğer yağları metabolize ederken küçük miktarda heptadekanoik asit ürünleri yan ürün olarak salabilir. Bu, gelecekteki probiyotik müdahalelerinin potansiyel bir hedefi olabilir.
Çalışmanın sınırlamaları arasında doğal olmayan koşullarda eklemeli besin verme olmaması bulunuyor. Araştırmacılar, gözlemsel ilişkileri test eden bir randomize kontrollü çalışmanın gerekli olduğunu söyledi. Ayrıca, çalışma popülasyonu büyük ölçüde Avrupa kökenli olduğundan, genel etkinin diğer etnik gruplarda doğrulanması gerek.
Sonuçlar Nature Metabolism dergisinde yayımlandı. NIH (US National Institutes of Health) ve İngiltere'nin Wellcome Trust'u çalışmayı finanse eden kurumlardı. NIH Beslenme Direktörü Dr. Andrew Bremer, çalışmanın bulgularını « beslenme biliminin daha hassas bir gelecek için yapısal bir adım » olarak nitelendirdi.
Bunları da okuyun

Yaşlandıkça neden iyileşiyoruz? Yale, yetişkinlerin neredeyse yarısının yaşla birlikte iyileşme yaşadığını gösteriyor
Yale Üniversitesi'nden uzun süreli bir çalışma, ileri yaştaki yetişkinlerin neredeyse yarısının zaman içinde fiziksel veya psikolojik sağlığında iyileşme gösterdiğini ortaya koydu. Yaşlanma deneyimini sadece bir gerileme süreci olarak gören kalıpları sorgulayan bulgular, yaşlanma araştırmalarının yön değiştirme süreciyle örtüşüyor.

Tüp bebek (IVF) ek tedavileri: yeni çalışma, çoğunun başarıya etkisinin olmadığını söylüyor
Birleşik Krallık'taki tüp bebek tedavisi sırasında sıkça satılan ek tedavilerin büyük çoğunluğunun başarı oranına olumlu bir etkisi olmadığı, çoğunluğunun kanıt temelinin ise hâlâ yetersiz olduğu yeni bir analizde ortaya koyuldu. Guardian'ın aktardığı çalışma, hastalara binlerce sterlinlik ek harcamaya yol açan uygulamaların gerçek değerini sorguluyor.

İşte daha mutlu olmak için günde beş dakikalık yürüyüş: yeni araştırma ne diyor
İş gününde sadece beş dakikalık yürüyüş, çalışanların ruh halinde belirgin bir iyileşmeye yol açabilir. BBC Health'in aktardığı yeni bir çalışmaya göre, basit aralıklı hareket alışkanlığı stres göstergelerini düşürüyor.

FDA onaylı kalp hastalığı AI'sı: OpenEvidence, doktorlara yatak başında ne sunuyor
Doktorların başvurduğu klinik karar destek platformu OpenEvidence, kalp hastalığını ön taramada tespit etmek için FDA tarafından onaylanmış bir yapay zeka modülü eklediğini duyurdu. STAT'in haberine göre adım, mevcut görüntüleme ve EKG araçlarına AI'nın nasıl entegre edileceği konusunda bir sınav noktası olacak.

Eli Lilly'nin deneysel obezite ilacı retatrutide tek bir hastaya verildi: olağandışı erişim nasıl açıklanıyor
Eli Lilly, Faz 3 çalışmalarını henüz tamamlamamış olan deneysel obezite ilacı retatrutide'i 79 yaşındaki tek bir hastaya "şefkat amaçlı kullanım" programı altında sundu. STAT News'in açıkladığı vaka, FDA onayından önce deneysel ilaçlara nasıl erişildiği konusunda büyük soru işaretleri doğuruyor.
