İnsan vücudundaki 7 tasarım hatası: evrim neden mükemmel değildir

Eğer bir mühendise sıfırdan bir insan vücudu tasarlaması istenseydi, ortaya çıkan sonuç bugün taşıdığımız bedenden büyük olasılıkla çok farklı olurdu. Bilim insanları, insan vücudunun aslında bir dizi "tasarım hatasıyla" dolu olduğunu, ancak bunun kötü bir mühendisliğin değil, evrimin doğasının bir sonucu olduğunu vurguluyor: evrim asla sıfırdan başlamaz, yalnızca var olan yapılar üzerine küçük değişiklikler ekler.
Birinci sırada omurgamız geliyor. İnsan omurgası, aslında dört ayak üzerinde yürüyen atalarımız için evrilmiş bir yapıya sahip; biz dik yürümeye geçtiğimizde bu yapı yeniden tasarlanmadı, yalnızca S şeklinde bükülerek yükü dengeleyecek şekilde uyarlandı. Sonuç olarak bel ağrısı, disk kayması ve duruş bozuklukları, dik yürüyen bir tür olarak ödediğimiz bedeller arasında yer alıyor.
İkinci tasarım hatası gözlerimizde gizli. İnsan retinasındaki ışığa duyarlı hücreler, ışığın geldiği yöne değil, ters yöne bakacak şekilde yerleşmiş durumda; sinir lifleri ve kan damarları ışığın önünden geçiyor. Bu "tersine kablolama", görme netliğini bir miktar azaltıyor ve kör noktanın oluşmasına yol açıyor — beynimizin bu boşluğu görsel bilgiyle doldurmak zorunda kalmasının nedeni de bu.
Üçüncü örnek dişlerimiz. Modern insan çenesi, atalarımızın çenesinden daha küçük; ancak yirmi yaş dişleri de dahil olmak üzere aynı sayıda dişi barındırmaya devam ediyor. Bu uyumsuzluk, milyonlarca insanın gömülü veya çarpık yirmi yaş dişleri nedeniyle cerrahi müdahaleye ihtiyaç duymasına yol açıyor.
Dördüncü sırada kalça ve pelvis yapımız var. Dik yürüyüş için dar bir pelvis avantaj sağlarken, büyük beyinli bebeklerin doğumu için bu darlık ciddi bir zorluk yaratıyor. Bilim insanları bu çelişkiyi "obstetrik ikilem" olarak adlandırıyor ve insan doğumunun diğer memelilere kıyasla neden bu kadar zorlu ve riskli olduğunu büyük ölçüde bu yapısal uzlaşmayla açıklıyor.
Beşinci örnek, çoğumuzun adını bile bilmediği bir sinirle ilgili: gırtlak siniri (larengeal sinir). Bu sinir, beyinden gırtlağa giderken doğrudan bir yol izlemek yerine, göğüs boşluğuna inip kalbin ana atardamarının etrafından dolaşarak geri çıkıyor. Zürafalarda bu dolambaçlı yol birkaç metreyi bulabiliyor; insanlarda ise yalnızca birkaç santimetrelik gereksiz bir uzatma yaratıyor, ancak yine de aynı evrimsel mirasın izini taşıyor.
Altıncı sırada apandis geliyor. Uzun süre "tamamen işlevsiz" bir kalıntı organ olarak görülen apandisin, aslında bağırsak florasını korumada küçük bir role sahip olabileceği düşünülüyor. Yine de günümüzde iltihaplanma riski, sağladığı sınırlı faydayı büyük ölçüde gölgede bırakıyor ve apandisit, dünya genelinde en sık görülen acil cerrahi sebeplerinden biri olmayı sürdürüyor.
Yedinci ve son örnek, kulak çevresindeki küçük kaslarımız. Bu kaslar, birçok memelide kulakları sesin geldiği yöne çevirmeye yarıyor; insanlarda ise büyük ölçüde işlevini yitirmiş durumda. Yine de bazı insanlar hâlâ kulaklarını hafifçe oynatabiliyor — bu, artık ihtiyaç duyulmayan ama tamamen ortadan kalkmamış bir evrimsel kalıntının kanıtı.
Bilim insanları, bu yedi örneğin ortak bir mesajı olduğunu vurguluyor: evrim, sıfırdan mükemmel bir tasarım hedeflemiyor; yalnızca var olan yapının, bireyin hayatta kalıp üreyebilmesi için "yeterince iyi" olmasını sağlıyor. Bir yapı, ölümcül olmayacak kadar zararsız kaldığı sürece, evrim onu ortadan kaldırmak için bir baskı oluşturmuyor.
Sonuç olarak insan vücudu, kusursuz bir mühendislik ürünü değil, milyonlarca yıllık tarihin üst üste eklenmiş katmanlarından oluşan bir yapı. Bu tasarım hataları, bizi kırılgan kılsa da, aynı zamanda türümüzün nereden geldiğine dair en somut kanıtlardan bazılarını taşıyor.
Bunları da okuyun

NHS'te anestezist kıtlığı yılda 1,5 milyon ameliyatı engelliyor
Yeni bir raporun ortaya koyduğuna göre, İngiltere'nin ulusal sağlık sistemi NHS, ciddi bir anestezist kıtlığı nedeniyle yılda yaklaşık 1,5 milyon ameliyatı gerçekleştiremiyor. Günde yaklaşık 4 bin işlemi etkileyen bu açık, çoğu acil cerrahi ihtiyacı olan hastaları bekleme listelerinde bırakıyor.

Demir akciğer nedir? Polio hastalarını on yıllarca hayatta tutan makine
ABD'de polioya bağlı olarak demir akciğere bağımlı yaşayan son bilinen kişi olan Martha Lillard, 78 yaşında hayatını kaybetti. Lillard'ın yedi on yılı aşan hikâyesi, bugün büyük ölçüde unutulmuş bir tıbbi teknolojiye ve polionun aşı öncesi dönemde bıraktığı iz'e ışık tutuyor.

Erkek çocuklarda ruh sağlığı krizi: 170 yıllık bir New York kulübünün sırrı
Erkek çocukların ruh sağlığı krizine dikkatler yoğunlaşırken, New York'taki Boys' Club, kuşaklar boyunca aidiyet ve bağlanma üzerine kurulu bir yaklaşımla binlerce genç erkek için bir sığınak olmayı sürdürüyor. Uzmanlar, kulübün mentorluk modelinin bugünün yalnızlık salgınına ders verebileceğini söylüyor.

Havana Sendromu nedir? ABD'nin casuslarına 3 milyon dolar ödediği gizemli hastalık
ABD hükümeti, on yıldır diplomatları ve istihbarat görevlilerini etkileyen esrarengiz "Havana Sendromu" mağdurlarına 3 milyon dolar tazminat ödedi. Peki bu tuhaf semptomlar kümesi tam olarak nedir ve nedeni hâlâ neden çözülemedi?

İngiltere'de yaz sıcak dalgalarında binlerce kişi hayatını kaybetmiş olabilir
İngiltere'nin Mayıs ve Haziran aylarında yaşadığı olağanüstü sıcak hava dalgaları, erken tahminlere göre 2 bin 700'den fazla kişinin ölümüyle ilişkilendiriliyor. Yetkililer, bu rakamın ülkenin sıcaklığa hazırlıksız altyapısını ortaya koyduğunu söylüyor.