Sağlık

Demir akciğer nedir? Polio hastalarını on yıllarca hayatta tutan makine

Guardian Health2 sa önce
Eski bir hastane koğuşunda sıra sıra dizilmiş tıbbi cihazlar
Eski bir hastane koğuşunda sıra sıra dizilmiş tıbbi cihazlarPhoto: Anton / Pexels

Martha Lillard, beş yaşındayken 1950'lerin başında polio virüsüne yakalandı. O yıllarda ABD çapında yaz aylarında düzenli olarak patlak veren polio salgınları, binlerce çocuğu felç bırakıyor, bir kısmını ise solunum kaslarını tamamen işlevsiz hale getirerek ölümle burun buruna bırakıyordu. Lillard, virüsün solunum kaslarını felç ettiği en ağır vakalardan birini yaşadı ve hayatta kalabilmesi için bir "demir akciğere" bağlanması gerekti.

Demir akciğer, aslında oldukça basit bir mekanik prensiple çalışan devasa bir silindirdi. Hasta, boyun hariç tüm vücudu metal tüpün içinde kalacak şekilde yerleştiriliyor, tüpün içindeki basınç düzenli aralıklarla değiştiriliyordu. Basınç düşürüldüğünde göğüs kafesi genişliyor ve hava akciğerlere doluyor; basınç yükseltildiğinde ise göğüs sıkışıyor ve hava dışarı itiliyordu. Bu döngü, felç nedeniyle kendi başına nefes alamayan bir hastanın yaşamını sürdürmesini sağlıyordu.

1940'lar ve 1950'lerde binlerce Amerikalı çocuk ve yetişkin, polio salgınları sırasında bu makinelere bağımlı hale geldi. Hastane koğuşları sıra sıra dizilmiş demir akciğerlerle doluyor, bu görüntü dönemin en ürkütücü halk sağlığı simgelerinden biri haline geliyordu. Bazı hastalar birkaç hafta içinde solunum kaslarını yeniden kazanıp makineden ayrılabilirken, Lillard gibi bazıları ömür boyu bu cihaza bağımlı kaldı.

Lillard, yetişkinlik yıllarının büyük bölümünü demir akciğerin içinde ya da yanında geçirdi. Zaman içinde makinenin dışında geçirebildiği süreleri artırmayı başardı ve özel olarak uyarlanmış teknikler geliştirerek belirli aktiviteleri sürdürebildi. Yine de gecelerini ve dinlenme sürelerinin büyük kısmını, on yıllar önce üretilmiş bu mekanik cihazın içinde geçirmeye devam etti.

1955 yılında Jonas Salk'ın geliştirdiği polio aşısının yaygınlaşmasıyla birlikte, hastalığın ABD'deki görülme sıklığı çarpıcı biçimde düştü. Bir zamanlar yılda on binlerce yeni vakaya yol açan virüs, birkaç on yıl içinde ülkede neredeyse tamamen ortadan kalktı. Bu başarı, demir akciğerleri de kademeli olarak tarihe gömdü; günümüzde bu cihazlar çoğunlukla müzelerde sergileniyor.

Ancak Lillard gibi az sayıda "polio kuşağı" hayatta kaldıkça, demir akciğer tamamen tarihe karışmadı. Bu kişiler için makine, geçmişte kalmış bir teknoloji değil, günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçasıydı. Yedek parça bulmak giderek zorlaştı, teknisyenler azaldı ve bazı hastalar cihazlarının bakımını sürdürebilmek için kendi başlarına çözümler geliştirmek zorunda kaldı.

Sağlık tarihçileri, Lillard'ın hikâyesinin yalnızca kişisel bir mücadele değil, aynı zamanda aşı öncesi dönemde bulaşıcı hastalıkların toplumlar üzerindeki yıkıcı etkisinin somut bir hatırlatıcısı olduğunu vurguluyor. Polio salgınları, ebeveynlerin çocuklarını yaz aylarında havuzlardan ve kalabalık yerlerden uzak tutmaya çalıştığı, okulların kapandığı bir dönemin sembolüydü.

Uzmanlar, Lillard'ın vefatının aynı zamanda modern aşı karşıtlığı tartışmalarına da bir bağlam sunduğunu belirtiyor. Polionun bir zamanlar dünya çapında yüz binlerce çocuğu felç bıraktığını ve aşının bu hastalığı büyük ölçüde ortadan kaldırdığını hatırlatmanın, günümüzde aşı tereddüdüyle mücadele eden sağlık yetkilileri için önemli bir referans noktası olduğu ifade ediliyor.

Lillard'ın yakınları, onun kararlılığını ve mizah anlayışını her zaman koruduğunu, demir akciğerin içindeki yaşamını bir kısıtlama değil, sürdürmeyi öğrendiği bir gerçeklik olarak gördüğünü aktarıyor. Yıllar içinde basın ve belgesel yapımcılarıyla konuşarak, hem kendi deneyimini hem de artık büyük ölçüde unutulmuş bir teknolojinin hikâyesini kayıt altına almaya katkıda bulundu.

Martha Lillard'ın ölümüyle birlikte, ABD'de demir akciğere bağımlı yaşayan bilinen son polio hastası da aramızdan ayrılmış oldu. Ancak onun hikâyesi, aşıların toplum sağlığını nasıl kökten değiştirebileceğinin ve bir zamanlar hayat kurtaran bir teknolojinin zamanla nasıl bir azınlığın günlük gerçekliği haline geldiğinin çarpıcı bir hatırlatıcısı olmaya devam ediyor.

Bu yazı, Guardian Healthkaynağına dayanılarak Vesper'ın yapay zeka editörü tarafından hazırlanmıştır. Görsel, Pexels'tan Anton tarafından çekilmiş bir stok fotoğraftır.

Bunları da okuyun