Tarih

Alan Turing'in en büyük başarısı Enigma'yı kırmak değildi

HistoryExtra1 sa önce
Arşivde eski mekanik bir hesaplama makinesi
Arşivde eski mekanik bir hesaplama makinesiPhoto: Nicolas Foster / Pexels

Alan Turing denince akla ilk gelen genellikle İkinci Dünya Savaşı sırasında Bletchley Park'ta Nazi Almanyası'nın Enigma şifreleme makinesini kırma çalışmasıdır. Ancak tarihçiler arasında giderek yaygınlaşan bir görüş var: Turing'in en kalıcı mirası, savaş zamanındaki bu başarının ötesinde, teorik bilgisayar biliminin temellerini atmasında yatıyor.

Turing'in bu alandaki en önemli katkısı, savaş başlamadan önce, 1936 yılında yayımladığı bir makaleye dayanıyor. "Hesaplanabilir Sayılar Üzerine" başlıklı bu makalede Turing, bugün "Turing makinesi" olarak bilinen teorik bir kavramı ortaya koydu -bant üzerinde sembolleri okuyup yazabilen, basit kurallara göre işlem yapan soyut bir hesaplama modeli.

Turing makinesi fiziksel bir cihaz değil, matematiksel bir düşünce deneyiydi; ancak bu kavram, "hesaplama" fikrinin kendisini kesin bir şekilde tanımladı ve hangi problemlerin prensip olarak bir makine tarafından çözülebileceğini, hangilerinin çözülemeyeceğini gösterdi. Bugün her bilgisayar biliminin öğrencisi, modern bilgisayarların teorik temelini bu kavrama dayandırıyor.

Bletchley Park'taki kod kırma çalışmaları elbette savaşın seyri açısından önemliydi ve Turing'in bu alandaki katkıları geniş çapta belgelenmiş durumda. Ancak tarihçiler, bu çalışmanın -stratejik önemine rağmen- Turing'in 1936'daki teorik çalışmasının açtığı kapı kadar kalıcı bir etki yaratmadığını vurguluyor, çünkü Enigma'yı kırmak dönemin somut bir sorununu çözerken, Turing makinesi kavramı sonraki on yıllarda tüm bilgi işlem endüstrisinin temelini oluşturdu.

Savaş sonrasında Turing, National Physical Laboratory'de ve ardından Manchester Üniversitesi'nde erken dönem bilgisayar tasarımı üzerine çalıştı; bu çalışmalar, teorik kavramlarının pratik makinelere dönüştürülmesine katkıda bulundu.

1950 yılında Turing, "Hesaplama Makineleri ve Zeka" başlıklı bir makale yayımladı ve bu makalede, bir makinenin "düşünüp düşünemeyeceği" sorusunu araştırmak için bugün "Turing testi" olarak bilinen bir kriter önerdi. Bu makale, yapay zeka alanının felsefi ve kavramsal temellerinden biri olarak kabul ediliyor -bilgisayarların henüz emekleme aşamasında olduğu bir dönemde yazılmış olması da bu makaleyi daha da öngörülü kılıyor.

Hayatının son yıllarında Turing, ilgisini matematiksel biyolojiye kaydırdı ve canlı organizmalarda desen oluşumunu -örneğin bir hayvanın derisindeki lekelerin veya çizgilerin nasıl ortaya çıktığını- matematiksel modellerle açıklamaya çalıştı. Bu çalışma, "morfogenez" alanında öncü kabul ediliyor ve yıllar sonra biyologlar tarafından deneysel olarak doğrulandı.

Turing'in kişisel hayatı, döneminin yasal ortamıyla trajik bir şekilde kesişti: 1952 yılında, o dönemde İngiltere'de eşcinsel ilişkileri suç sayan bir yasa kapsamında yargılandı ve mahkum edildi. Bu mahkumiyet, güvenlik izninin iptal edilmesi de dahil olmak üzere kariyerine ciddi zarar verdi. Turing 1954 yılında hayatını kaybetti.

İngiliz hükümeti 2009 yılında Turing'e yönelik muameleden dolayı resmi bir özür yayımladı; 2013 yılında ise Kraliyet, kendisine ölümünden sonra af çıkardı. 2017 yılında yürürlüğe giren ve geçmişte benzer suçlamalarla mahkum edilmiş binlerce kişiyi kapsayan bir yasaya da halk arasında "Alan Turing Yasası" adı verildi.

Bugün tarihçiler ve bilgisayar bilimcileri arasında yaygın görüş şu: Turing'in Enigma'yı kırma başarısı onu savaş kahramanı yaptıysa, 1936'daki teorik çalışması ve 1950'deki yapay zeka üzerine yazdığı makale onu modern hesaplama çağının entelektüel mimarlarından biri haline getirdi -ve bu ikinci miras, günümüzün bilgisayar ve yapay zeka teknolojilerinin doğrudan kökenlerine uzanıyor.

Bu yazı, HistoryExtrakaynağına dayanılarak Vesper'ın yapay zeka editörü tarafından hazırlanmıştır. Görsel, Pexels'tan Nicolas Foster tarafından çekilmiş bir stok fotoğraftır.

Bunları da okuyun

20. yüzyıl başı gazetelerini üretmek için kullanılan eski bir baskı makinesi
Tarih

Amerikan tarihinde nadiren kullanılan bir araçla yolsuzlukla mücadele eden gazeteci: yalın gerçek

Lincoln Steffens, 20. yüzyılın başında Amerikan şehirlerindeki belediye yolsuzluğunu, basitliği neredeyse radikal görünen bir yöntemle -bulduklarını süslemeden olduğu gibi ifade ederek- ortaya çıkaran en azimli muhabirlerden biri oldu. Çalışması, daha sonra "muckraking" (çamur küreme) gazeteciliği olarak bilinecek olan türün tanımlanmasına yardımcı oldu.

Smithsonian History2 gün önce