NIH'in çeşitlilik programları, doktora oranını iki katına çıkarmıştı: yeni 20 yıllık çalışma

Bilim dergisi Cell Reports'ta yayımlanan yeni bir çalışmaya göre ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri'nin (NIH) çeşitlilik programlarına katılan lisans öğrencilerinin sonradan doktora kazanma olasılığı, karşılaştırma grubundakilere kıyasla iki katına çıkıyordu. STAT'a göre çalışma, programların etkinliğini değerlendiren en uzun süreli takip verilerini sunuyor.
Programlar, 1972'de kurulan ve sağlık bilimlerinde ırksal, etnik ve sosyoekonomik açıdan az temsil edilen grupları desteklemeyi amaçlayan MARC (Maximizing Access to Research Careers) ile RISE (Research Initiative for Scientific Enhancement) gibi inisiyatifleri kapsıyordu. Trump yönetimi 2025 başında programları "federal kaynakların yeniden tahsisi" gerekçesiyle iptal etmişti.
Çalışmayı yürüten Michigan Üniversitesi'nden Dr Aaron Velasco-Cruz ve ekibi, 2000-2020 yılları arasında programa kabul edilen yaklaşık 13.500 öğrencinin verilerini karşılaştırma kohortuyla eşleştirdi. Programa katılanların yüzde 26'sı sonradan biyomedikal alanda doktora kazanırken karşılaştırma grubunda bu oran yüzde 13'te kaldı.
Çalışmanın bulguları başlangıçta NIH'in kendi iç değerlendirme grubunca yapılan tahminlerle örtüşüyor. NIH'in 2018'deki ön analizi, programa katılan öğrencilerin doktora başvuru oranının yüzde 70 daha yüksek olduğunu göstermişti; yeni çalışma takibi uzatarak "bitirdi mi" sorusuna da yanıt veriyor.
Velasco-Cruz, STAT'a sonuçların "sadece bir doktora rakamı değil, biyomedikal işgücünde kim olduğunun ölçümü olduğunu" söyledi. Çalışma, programa katılanların yüzde 38'inin sonradan akademik biyomedikal araştırma görevlerine girdiğini, yüzde 22'sinin ise NIH veya FDA'da kamu sağlık görevlerine geçtiğini de saptadı.
2025'te Eğitim ve Sağlık Bakanlığı'nın federal düzeyde DEI (Diversity, Equity, Inclusion) odaklı pek çok kaynağı geri çekmesinin ardından NIH'in çeşitlilik programları kapatıldı. Karar Trump yönetimi tarafından "meritokratik ölçütlere geri dönüş" olarak çerçevelendi; demokratlar ise "biyomedikal işgücüne uzun vadeli darbe" olarak nitelendirdi.
Çalışmaya katılmayan Harvard Halk Sağlığı Okulu'ndan Profesör Karen Emmons, sonuçların "DEI tartışmasının ötesine geçtiğini" söyledi. Emmons, "Biyomedikal araştırma yapılan toplumun bütününü temsil eden bir işgücüne ihtiyaç duyar. Bu programlar bu temsili sağlamak için ölçülebilir bir araçtı" dedi.
Programların kapatılması ülke genelinde 130 üniversite ve 8.500 lisans öğrencisini doğrudan etkiledi. Pek çok katılımcı laboratuvar deneyimi, mentor erişimi ve maaşlı yaz araştırma stajları gibi maddi destekleri de kaybetti. Bazı üniversiteler, eyalet ve özel sektör fonlarıyla benzer programları daha sınırlı ölçekte sürdürmeye çalışıyor.
NIH sözcüsü STAT'a yaptığı açıklamada, kurumun "araştırma altyapısını korumaya bağlı kalmaya devam ettiğini" söyledi, ancak çeşitlilik programlarının yeniden başlatılıp başlatılmayacağına dair somut bir takvim vermedi. American Society for Cell Biology, programların yeniden açılması için bağımsız bir fon mekanizması önerdi.
Velasco-Cruz, çalışmanın amacı yalnızca eski programları savunmak değil, gelecekteki tasarım için veri sağlamak olduğunu söyledi. "Hangi unsurların gerçekten işe yaradığını görüyoruz: mentor eşleştirmesi, sürdürülebilir maddi destek ve uzun süreli takip. Bu tasarım ilkelerini koruyan herhangi bir yeni program bu sonuçları tekrar üretebilir," dedi.
Bunları da okuyun

Günlük probiyotik depresyon ve kaygıyı azaltabilir: yeni klinik çalışma
Yeni bir randomize klinik çalışma, sekiz hafta boyunca günlük olarak alınan bir probiyotik karışımının hafif ile orta düzey depresyon ve anksiyete belirtilerini istatistiksel olarak anlamlı düzeyde azalttığını ortaya koydu. Sonuçlar, bağırsak-beyin ekseni üzerine yapılan çalışmalara yeni veri ekliyor.

Bakır temelli yeni bir ilaç Alzheimer'ın toksik proteinlerini temizledi
Bakır iyonu içeren yeni bir bileşik, fare modellerinde Alzheimer hastalığının imzası olan amiloid beta ve tau proteinlerini temizleyerek bellek performansını eski haline yakın bir seviyeye çıkardı. Çalışma, Çin Bilimler Akademisi ekibi tarafından yürütüldü.

Bir aile, otizmli oğluna saç kestirebilmek için 850 km yol gidiyor
İngiltere'de bir aile, otizmli oğullarının saçını sakince kestirebilmesi için her seferinde 850 kilometre yol kat ediyor. BBC'nin haberi, nörogelişimsel farklılığı olan çocuklar için duyusal dostu hizmetlere erişimdeki büyük açığa dikkat çekiyor.

İngiltere'de NHS hastaları rekor düzeyde ilaç sıkıntısıyla karşı karşıya
İngiltere'deki eczacılar ve aile hekimleri, NHS hastalarının en az on yıldır görülmemiş ölçekte ilaç tedarik sıkıntısıyla karşı karşıya olduğunu söylüyor. Eksiklikler insülin, antibiyotik ve DEHB ilaçları gibi temel ürünlerde yoğunlaşıyor.

HPV aşısı: 30 yaş altı rahim ağzı kanseri ölümlerini neredeyse sıfırladı
İngiltere'de yapılan büyük ölçekli yeni bir çalışma, ergenlik çağında HPV aşısı yapılan kadınlarda 30 yaş öncesi rahim ağzı kanseri ölümlerinin neredeyse tamamen ortadan kalktığını ortaya koydu. Araştırma 2008'de başlayan ulusal aşılama programının ilk uzun vadeli ölüm verilerini sundu.
