HPV aşısı: 30 yaş altı rahim ağzı kanseri ölümlerini neredeyse sıfırladı

İngiltere'de yapılan ve The Lancet'te yayımlanan büyük ölçekli yeni bir araştırma, insan papilloma virüsüne (HPV) karşı ergenlik döneminde aşılanan kadınlarda 30 yaşından önce rahim ağzı kanserinden ölme riskinin neredeyse tamamen ortadan kalktığını ortaya koydu. Çalışma, ulusal aşılama programının başladığı 2008'den bu yana toplanan kayıtları temel alıyor ve programın ilk uzun vadeli ölüm sonuçlarını dünyaya sunuyor.
King's College London araştırmacılarının yürüttüğü çalışma, İngiltere'de 1990 ile 1996 arasında doğan ve okul çağında aşı olan yaklaşık 14 milyon kız çocuğunun verilerini analiz etti. Aşılananlar arasında 30 yaş altı rahim ağzı kanseri ölüm oranı yüz binde 0,2 olarak ölçüldü; bu, aşı öncesi dönemdeki kuşaklarda görülen oranın yaklaşık yirmide birine denk geliyor.
Guardian'a konuşan baş yazar Profesör Peter Sasieni, sonuçların "beklenenden daha güçlü olduğunu" söyledi. Sasieni, "Aşının yalnızca kanser vakalarını değil, ölümleri de büyük ölçüde önlediğini doğrudan gösteren ilk büyük çalışma bu" dedi. Veriler, 12-13 yaşında iki dozluk şemayla aşılanan kuşaklarda etkinliğin en yüksek seviyeye çıktığını gösteriyor.
HPV, dünyada cinsel yolla bulaşan en yaygın enfeksiyon grubu olarak biliniyor; rahim ağzı kanserlerinin yaklaşık yüzde 99'unun arkasında belirli yüksek riskli HPV tipleri bulunuyor. İngiltere'nin 2008'de Cervarix aşısıyla başlattığı program 2012'de Gardasil'e, 2019'da ise dokuz HPV tipini hedefleyen Gardasil 9'a geçti. Erkekler için de aşılama 2019'dan itibaren başladı.
Dünya Sağlık Örgütü 2030'a kadar rahim ağzı kanserinin küresel ölçekte ortadan kaldırılması hedefini açıklamış durumda. Bu hedef için 15 yaş altındaki kız çocuklarının yüzde 90'ının iki doz HPV aşısı olması, 35 ile 45 yaş arası kadınların ise düzenli taramaya katılması öngörülüyor. İngiltere şu anda hedefe en çok yaklaşan ülkelerden biri olarak gösteriliyor.
Çalışmanın özellikle önemli bulgularından biri, sosyoekonomik açıdan dezavantajlı bölgelerde de aşının etkinliğinin sürmesi. Önceki taramaya dayalı stratejilerde gelir düzeyi düşük bölgelerden kadınların ölüm oranı belirgin biçimde daha yüksekti; yeni veriler aşının bu eşitsizliği önemli ölçüde azalttığına işaret ediyor.
Kamu sağlığı uzmanları, aşının yan etki profilinin de uzun dönemde güvenli kalmaya devam ettiğini vurguluyor. UK Health Security Agency'nin paralel olarak yayımladığı izleme raporu, 18 yıllık dönemde ciddi yan etki sıklığında istatistiksel bir artış saptanmadığını belirtti. Aşıya bağlı en yaygın yan etki uygulama bölgesinde geçici ağrı ve hafif ateş olarak rapor edildi.
Cancer Research UK Direktörü Dr Michelle Mitchell çalışmayı "bir nesil için dönüm noktası" olarak tanımladı. Mitchell, "Bugün okul çağındaki kız ve erkek çocukları, anneanneleri için tamamen yeni bir gerçeklikte yetişecek; rahim ağzı kanseri ölümleri yakın gelecekte tarihte kalabilir" ifadelerini kullandı. Mitchell ayrıca taramadaki katılım oranlarının düşmemesi gerektiğini vurguladı.
Uzmanlar, başarının küresel ölçekte tekrar edilebilmesi için aşıya erişim eşitsizliğinin kapatılması gerektiğini söylüyor. Lancet çalışmasıyla aynı gün yayımlanan WHO raporu, düşük ve orta gelirli ülkelerde HPV aşılama oranının halen yüzde 25 civarında kaldığını, en yüksek rahim ağzı kanseri yükünün de bu ülkelerde görüldüğünü ortaya koydu.
İngiltere'nin sonraki adımları arasında 20'li yaşlarda aşılama fırsatını kaçırmış kadınlara yönelik "yetişme programı" ile bağışıklığı baskılanmış hastalarda üçüncü doz değerlendirmesi bulunuyor. NHS England, aşı uygulanmamış 25 yaş üstü kadınları doktorlarına başvurmaya çağırdı. Yetkililer, ölüm oranındaki bu sert düşüşün yıllık tarama gereksinimini de yeniden tartışmaya açabileceğini söylüyor.
Bunları da okuyun

Günlük probiyotik depresyon ve kaygıyı azaltabilir: yeni klinik çalışma
Yeni bir randomize klinik çalışma, sekiz hafta boyunca günlük olarak alınan bir probiyotik karışımının hafif ile orta düzey depresyon ve anksiyete belirtilerini istatistiksel olarak anlamlı düzeyde azalttığını ortaya koydu. Sonuçlar, bağırsak-beyin ekseni üzerine yapılan çalışmalara yeni veri ekliyor.

NIH'in çeşitlilik programları, doktora oranını iki katına çıkarmıştı: yeni 20 yıllık çalışma
ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri'nin (NIH) çeşitlilik programlarına katılan lisans öğrencilerinin sonradan doktora kazanma olasılığının iki katına çıktığı 20 yıllık yeni bir çalışmayla saptandı. Programlar Trump yönetiminin 2025'teki iptal kararının ardından yakın zamanda kapatılmıştı.

Bakır temelli yeni bir ilaç Alzheimer'ın toksik proteinlerini temizledi
Bakır iyonu içeren yeni bir bileşik, fare modellerinde Alzheimer hastalığının imzası olan amiloid beta ve tau proteinlerini temizleyerek bellek performansını eski haline yakın bir seviyeye çıkardı. Çalışma, Çin Bilimler Akademisi ekibi tarafından yürütüldü.

Bir aile, otizmli oğluna saç kestirebilmek için 850 km yol gidiyor
İngiltere'de bir aile, otizmli oğullarının saçını sakince kestirebilmesi için her seferinde 850 kilometre yol kat ediyor. BBC'nin haberi, nörogelişimsel farklılığı olan çocuklar için duyusal dostu hizmetlere erişimdeki büyük açığa dikkat çekiyor.

İngiltere'de NHS hastaları rekor düzeyde ilaç sıkıntısıyla karşı karşıya
İngiltere'deki eczacılar ve aile hekimleri, NHS hastalarının en az on yıldır görülmemiş ölçekte ilaç tedarik sıkıntısıyla karşı karşıya olduğunu söylüyor. Eksiklikler insülin, antibiyotik ve DEHB ilaçları gibi temel ürünlerde yoğunlaşıyor.
